Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/10145 E. 2023/3080 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10145
KARAR NO : 2023/3080
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/449 E- 2018/388 K
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 gün, 2013/15046 E, 2015/4624 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan … Elektromekanik İnş. Tic. Ltd. Şti. İle yetkilisi … ve …’ten alacaklı olduğunu, bu nedenle adı geçen davalılar hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1616 ve 2007/1662 sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, davalıların mal kaçırmak amacı ile muvazaalı şekilde diğer davalı …’na senet vermek suretiyle borçlandıklarını, adı geçenin Ankara 29 İcra Müdürlüğünün 2010/1030 ve 9. İcra Müdürlüğünün 2007/6589 sayılı dosyaları ile takibe geçtiğini, söz konusu takip dosyalarına esas alınan senetlerin gerçek olmadığını beyanla, bu şekildeki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekil cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunulduğunu, aciz vesikasının ibraz edilmediğini, Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2007/6589 sayılı dosyasında takibe esas alınan senedin gerçek bir borç nedeniyle düzenlendiğini, ödenmemesi sebebiyle takibe konulduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını, söz konusu takipler sırasında davalı borçlular hakkında yapılan şikayet üzerine 11 Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1256 E, sayılı dosyasında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yine Ankara 29 İcra Müdürlüğünün 2010/1030 sayılı dosyasında mahkeme ilamına istinaden takip yapıldığını, muvazaanın söz konusu olamayacağını ve diğer bir kısım beyan ve itirazlarda bulunarak, davanın reddini savunmuştur.

2. Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmadığı, herhangi bir beyan veya delil sunmadığı anlaşılmıştır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2013 tarihli ve 2013/15046 E., 2015/ 4624 K. sayılı kararı ile ” …yasanın aradığı şekilde davalı borçluların, davacı alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla söz konusu tasarrufları yaptıkları hususu sübut bulmadığı gibi, davalı alacaklı … tarafından yapılan takiplerin dayanağı belgeler dikkate alındığında üçüncü kişi konumundaki adı geçenin söz konusu tasarrufta iyi niyetli taraf olduğu, söz konusu tasarrufların muvazaalı olmadığı, gerçek bir alacak nedeniyle yapıldığı sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine ” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 23.03.2015 tarihli, 2013/15046 E- 2015/4624 Karar sayılı ilamı ile; “….. davalı şirket ile yetkilisi tarafından düzenlenen bononun yine şirket yetkilisi tarafından yeğeni olan davalı …’a onun tarafından da davalı Müslüm’e ciro edilmesine ilişkin tasarrufların muvazaalı olduğuna dayalı olarak açılan bu davada, davalılar arasında ticari ilişki olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı şirket defterleri üzerinde iptali istenen tasarruf konusu bonolara dayalı ticari ilişki olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi bu mümkün olmaması halinde ticari alışveriş yapılmış ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş olduğu da dikkate alınarak bu kapsamda da bir inceleme yaptırılması yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.10.2018 tarih, 2015/449 E., 2018/388 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki olmadığının beyan edildiği, alacağın dayanağının nakit alacak-borç illişkisi olduğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, mahkeme ilamına dayalı Ankara 29 İcra Müdürlüğü’nün 2010/1030 sayılı icra dosyasının iptal edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 maddesi delayetiyle 1086 sayılı HUMK’un 427 vd. maddeleri

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Somut olayda, davacı, davalı … Elektromekanik İnş. Taah. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ile yetkilisi … tarafından düzenlenen bononun yine şirket yetkilisi tarafından yiğeni olan …’e, onun tarafından da davalı davalı …’na ciro edilmesine, … tarafından yapılan Ankara 29 İcra Müdürlüğü’nün 2010/1030 ve 9 İcra Müdürlüğü’nün 2007/6589 sayılı dosyalar ile takip yapıldığını, iş bu takkiplerin muvazaalı olduğunu beyan ederek, muvazaalı takiplerin iptalini talep ve dava etmiştir.

Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece; 9. İcra Müdürlüğünün 2007/6589 sayılı takip dosyasına konu 13.05.2006 tanzim tarihli, 07.06.2006 vadeli 74.500,00 TL’lik bononun borçlusu davalı … Elektromekanik İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından 2005-2006-2007 yıllarında vergi dairesine verilmiş olan (Ba) ve (Bs) formlarında bononun alacaklısı olan davalı …’in ciranta …’in ve en son ciranta …’nun isimlerinin yer almadığı, bu tespite göre bononun borçlusu, alacaklısı ve cirantası durumunda olan adı geçen davalılar arasında bonoya dayalı ticari ilişki bulunmadığı, söz konusu bononun, ciro işlemlerinin taraflarca her zaman tanzim edilmesinin mümkün olduğu tüm yargılama kapsamından anlaşılarak, tarafların sair itirazlarının da reddi ile keşidecisi … Elektromekanik İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. lehtarı H. Ünsal … olan 13.05.2006 tanzim 07.06.2006 vade tarihli 74.500,00 TL tutarlı bono ve bu bonoya esas Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2007/6589 sayılı takip dosyası bu dosya kapsamında Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2009 tarih 2008/160 Esas, 2009/348 Karar sayılı kararına dayanak Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2010/1030 sayılı dosyasındaki tasarrufların Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1616 ve 2007/1662 sayılı dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla iptaline yönelik davanın kabulüne karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Şöyle ki;

Davalı … davalı … aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/160 E. sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığı, dosyanın incelenmesi neticesinde, tasarrufun iptali davasının konusunun … tarafından davalı … aleyhine Ankara 9 İcra Müdürlüğü’nün 2007/6589 sayılı dosya ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği, davalı borçlunun acz halinde olduğu, davalı borçlunun adına kayıtlı taşınmazları dosyada taraf olarak gösterilen davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş, yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, kesinleşen ilamın davamız konusu olan Ankara 29 İcra Müdürlüğü’nün 2010/1030 sayılı dosyasına konu edildiği anlaşılmıştır.

Davacı iş bu dava ile davalı … tarafından yapılan takiplerin dayanağı olan bonoların ciro edilmesi işleminin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davalı … tarafından davalı borçlu aleyhine yapılan Ankara 9 İcra Müdürlüğü’nün 2007/6589 sayılı ve Ankara 29 İcra Müdürlüğü 2010/1030 sayılı takiplerin iptalini talep etmişse de davalı … tarafından yapılan takiplerin Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/160 E, 2009/348 K sayılı, yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş ilamına dayalı olmuş olmasına, davalı …’in alacağının muvazaalı olmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/160 e sayılı tasarrufun iptali dava dosyası incelenmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile;

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı …’na iadesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.