YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22870
KARAR NO : 2023/3168
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/2438 d.iş 2020/2460
SAYISI : 2021/İHK-11215
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kabulü/ Davanın Usulden Reddi
SAYISI :K-2020/10490
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, şirket tarafından açılan hasar dosyası üzerine 02.03.2017 tarihinde 65.524,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, ibranameyi iptal ettiklerini bildirir ihtarnameleri davalı şirkete gönderdiklerini, bunun yanı sıra davacının ödeme aldığı esnada şirkete sunulan rapor ile sonraki başvuruda sunulan raporlar arasında fark bulunduğunu, davacının ağrılarının arttığını ve tedavi gördüğünü, sunulan raporlardan anlaşılacağı üzere maluliyetinde değişiklik meydana geldiğini, emsal kararlara göre yeni artışın yeni hesaplama gerektirdiğini, buna rağmen şirket tarafından ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL fark ve bakiye niteliğindeki tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.12.2019 tarihli dilekçesi ile talebini 244.476,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ödeme yapmakla tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, maluliyetin uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, yeni genel şartlarda belirlenen yönteme göre hesap yapılması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, faize hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kabulüne 244.476,00 TL tazminatın 26.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun rapor sunulmadan başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yaşam süresinin kaza tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan raporun yetkili olmayan bir sağlık kurulu tarafından hazırlanmış ve şahsın fiziki muayenesi yapılmadan değerlendirilmiş olduğu anlaşıldığından dava şartı eksikliği ve bu eksikliğin tahkim yargılaması süresince yerine getirilmesinin mümkün olmaması ve ispat yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, ibranameyi iptal ettiklerini, davacının %100 kalıcı iş göremezlik ve ölünceye kadar bakıma muhtaç halde olduğuna dair tespit yapılan raporları davalı tarafa sunduklarını, raporların usule uygun olduğunu belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114, 115, 369, 370, ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 Sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.04.2019 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %100 olarak belirlenmiştir.
… tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK’nın 97 nci maddesi ile 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca; gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve HMK’nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2 inci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
KTK’nın 97 nci maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her zaman tamamlanabileceği açıktır.
Davacı vekili talebinde davacının maluliyetinde zaman içerisinde değişiklik olduğunu belirtmiştir.
Taraflar arasında görülen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/739 Esas sayılı davası kesinleştiği için bu dava taraflar için bağlayıcı olup artık aynı hukuki sebeplerle ikinci bir dava açılamaz ise de gelişen durumların varlığı halinde artık yeni ortaya çıkan durumlar açısından kesin hüküm söz konusu değildir. Zira daha önceki yargılamada sonradan gelişen bu durumlar yargılama konusu yapılmamıştır. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Bu durumda Hakem Heyetince, davacıya ait tüm tıbbi belgeler getirtilerek tedavinin hangi tarihte tamamen sona erdiği, mahkemenin son karar tarihinden sonra tedavinin devam edip etmediği, yine aynı tarihten sonra gelişen durum olup olmadığı ve gelişen durum var ise kaza ile gelişen durum sonucu ortaya çıkan maluliyet oranı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, gelişen durumların bulunması halinde yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.