YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9726
KARAR NO : 2023/7974
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 16.04.2010
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesi ile davacının 19.01.2007 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde davacının ağır kusurlu olduğunu ve İslambey Mah.Yıldırım Beyazıt Caddesindeki fabrika binasının 06.10.2006 tarihinde başka bir şirketten satın alındığını ve davalının satın aldığı fabrika binasının çatısının onarımını yaptırdığını ve davacının bekçi olarak başka bir işçi ile birlikte 04.01.2010 tarihinde işe alındığını ve 19.01.2007 tarihinde davalı işyeri yetkililerinden Cengiz Karagülle’nin yeni satın alınan fabrikayı görmeye arkadaşı ile birlikte gittiğinde davacının bu kişiden çatı tamircilerini tamir sırasında etermitlerin kırılmaması için basılan yere attıkları tahta parçalarını giderken almadıklarını ve kendisinin kalan bu tahta parçalarını alarak evine götürüp yakmak istediğini ve almak için izin istediğini ve işyeri yetkilisinin davacıya asla böyle birşey yapmamasını söylediğini ancak davacının bu talimata rağmen etermitler üzerindeki parçaları toplamak için binanın çatısına çıktığını ve bastığı etermitin kırılması ile çatıdan düşerek yaralandığını ve kazanın davacının ağır kusuru sebebi ile meydana geldiğini, davalıya yüklenebilecek kusur olmadığını davacının vasıfsız eleman olup asgari ücretle işe alındığını, maddi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının tüm tedavi giderlerinin karşılandığını, makbuz karşılığı 5876 TL ödeme yapıldığını ve iş akdinin çekilmez hale gelmesi sebebi ile fesh edildiğini istenilen manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu açıklamış ve davacıya yapılan ödemelerin mahsubunu talep ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin 25.01.2013 tarihli 2010/303 Esas 2013/64 Karar sayılı ilk kararında özetle;
Davanın kısmen kabulüne,
27.578,38 TL olarak talep edilen maddi tazminattan 4613,49 TL olarak ödenen geçici iş göremezlik ödeneği düşüldükten sonra kalan 22.964,89 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 19.01.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
60.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 19.01.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 10.12.2013 tarih ve 2013/17460 Esas- 2013/23520 Karar sayılı ilamında özetle; davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen % 38 iş göremezlik oranına ait kontrol kaydı sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre, hesaplanacak zararlar yönünden bir karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.12.2019 tarihli ve 2014/140 Esas, 2019/1043 Karar sayılı kararı ile;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile toplam 57.578,38 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahkeme kararı uyarınca yapılan geçici ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatı olan olay tarihi olan 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 16.02.2021 tarih ve 2020/6057 Esas ve 2021/1676 Karar sayılı ilamında özetle; somut olayda; davacı tarafından Mahkemenin 25.01.2013 tarihli önceki kararı temyiz edilmediğinden, bozma öncesi aldırılan hesap raporu tarihindeki verilerin davacı yönünden kesinleştiği, başka bir deyişle; bozma ilamına uyan Mahkemenin 25.12.2019 tarihli kararında, kararı temyiz etmeyen davacı yararına maddi tazminat bakımından – güncel veriler esas alınarak hesaplanan rapor doğrultusunda – davalı yararına oluşan kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde ilk karardakinden daha yüksek maddi tazminata hükmetmesinin hatalı olduğu, öte yandan; mahkemece yapılacak işin, davalı tarafından iddia edilen, davacı tarafa bordro ve makbuzlar ile ödenen miktarların olup olmadığı, ödeme yapılmış ise yapılan bu ödemenin davacının iş kazası nedeniyle alacağı tazminatlara mahsuben alınıp alınmadığını araştırmak, kabulü halinde; ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacının gerçek zararını saptamak, böylece tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda ödemeleri “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin; davacının ödeme tarihindeki, gerçek zararını hangi oranda karşıladığını saptamak -davacının maddi zararının hesaplandığı 13.01.2012 tarihli rapor doğrultusunda mahkemenin ilk peşin sermaye değerini ve geçici iş göremezlik ödemesini tenzil ederek 25.01.2013 tarihli karar ile hükmettiği ve davacının temyiz etmeyerek kabulünde olan – maddi zarar miktarından davalı tarafın; ödeme yapılan tarih itibarıyla davacının karşıladığı zarar oranında indirim yapmak ve hesaplanan miktara hükmetmekten ibaret olduğu belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının davalı tarafça kendisine bordro ve makbuzları ile ödenen miktarlar olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldığı daha önce sunulan makbuz içeriklerine göre her ne kadar davalı tarafça söz konusu ödemelerin ücret alacaklarına ilişkin olduğu belirtilmiş ise de makbuzlarda söz konusu ödemelerin iş kazasından kaynaklı olduğu açıkça belirtildiğinden söz konusu ödemelerin iş kazasına ilişkin olduğu kabul edilerek tekrar dosyanın bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre Yargıtay bozma ilamına göre yapılan hesaplama doğrultusunda davacının kaza tarihi itibari ile maddi zararının hesaplanıp 59691,38 TL olduğu, davalı tarafça tazminata mahsuben yapılan ödemelerin ise aynı tarihte 5876 TL olduğu, rakamlar arasında açık oransızlık bulunduğundan yapılan ödemelerin kısmi ifa niteliğinde olup ödeme miktarının zararı karşılama oranının %9,84 olduğu tespit edilmiş, buna göre Yargıtay ilamında belirtildiği gibi temyiz edilmeyerek kesinleşen davacının kabulünde olan 25.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen maddi zarar tutarı olan 98443,19 TL den %9,84 oranında karşılama oranının mahsup edilerek bakiye zararın 88756,38 TL, yine kusur oranına göre 70864,81 TL peşin sermaye değeri ile 4613,49 TL geçici iş göremezlik ödeneği düşüldüğünde kalan toplam miktarın 13278,08 TL olduğu gerekçesiyle;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 13278,08 TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 60000 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Daha önce mahkememiz tarafından verilen geçici ödeme kararı doğrultusunda yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2010/303 E.- 2014/140 K. sayılı dosyayı temyiz etmeyip aleyhlerine usuli kazanılmış hak oluşmasının kabul edilir olmadığını, kararda taleplerinin zamanaşımına uğradığı yönündeki tespiti doğru bulmadıklarını, dosyada ıslah bir kez yapılır diye ıslahın reddinin hatalı olduğunu, karara dayanak raporun hatalı olduğunu, raporun reddi ile bir başka bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, tazminata dair yapılan ödemeler olduğu söylenen dekontların maaşa mı, tazminata mı dair verildiğinin tespit edilmesi gerektiğini, şahsın kaza sonrası davalı iş yerinde sigortalı gösterilerek bekçi olarak çalıştırıldığını, bu çalışmaya dair ödenen ücretler olduğu yönündeki savlarının incelenmeden karar verildiğini, davalıdan maaş ödemelerini bir şekilde sunması bile istenmeden dekontların kaza tazminatına dair yapılan ödemeler olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, hesap bilirkişi raporunu kabul etmemekle birlikte maddi tazminat hesabının hangi tablo üzerinden yapıldığının belirtilmediğini, son raporda son PSD ve … 4. İş Mahkemesinde Kurumun açtığı rücu davasının hesaba katılmadığını bozmadan önceki raporu kabul edip davayı da bu yönde ıslah ettikleri için usuli kazanılmış hak elde etmiş olmakla buna uygun rapor düzenlenmesi ve asgarisinden bu duruma uygun karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı hakkında kısıtlanması talebiyle vasilik davası açıldığını, davacının vasisinin davaya dahil edilmeden yapılan temyiz, davacının fiil ehliyetinin kısıtlanması ile sonlanacağından hukuken geçerli bir temyiz olmadığını, kendisine verilen çatıya çıkmama talimattına aykırı hareket etmek suretiyle çatıya çıkıp kendisine menfaat temin etmeye çalışan işçiye kask veya eldiven vermedi diye müvekkilinin sorumlu tutulmasının, buna göre kusur belirlenmesinin ve buna dayalı fahiş tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının kaza tarihindeki değil hesap tarihindeki asgari ücreti endeks kabul edip hesaplama yapılmışken, olaydan hemen sonra yapılan ödemelerin hükmedilen tazminatın yanında adeta bir kuş gibi kaldığını, müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmaması adına hakkaniyete göre yeniden hesap yapılması taleplerinin değerlendirilmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, fahiş tazminat hesabı yapıldığını, maddi tazminat hesabı son asgari ücret artışına göre yeniden güncellenip hesaplandıktan sonra bir de olay tarihinden bu yana faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesinin davacı lehine müvekkili aleyhine fahiş bir tazminatın ortaya çıkmasına sebep olduğunu, Adli Tıpın ilk raporlarında 17.12.1986 tarihli Deniz Hastanesinin davacının gözünün görmediği yönündeki değerlendirmesinden söz edilmezken dosyaya sunulan son raporda gerçeğe aykırı olarak maluliyet belirlenirken bu durumun göz önünde tutulduğu belirlenerek eksik ve hatalı rapor verildiğini, maluliyet oranı fahiş olup davacının askerlikten önce gözünü kaybetmesini de içerdiğinden tarafımızdan itiraz edilmiş olsa da SGK tarafından belirlenecek maluliyet oranı kesinleşmeden sayın Mahkemenin hüküm kurmuş olması maluliyetin %83 olarak belirlenerek bu maluliyete yine davalıya maaş bağlanması halinde işbu dosyaya bildirilecek peşin sermaye değerini davacı yararına arttıracağı ve doğal olarak tazminat miktarının müvekkil lehine azaltması gerekeceği tartışmasızken maluliyet oranı ve re’sen sermaye değerinin sonucu beklenmemiş böylece müvekkilin hem davacıya fahiş tazminat hem de SGK’ya yaptığı rücu dolayısıyla mükerrer ödeme yapma durumunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu, karar tarihi itibari ile yeniden güncellenerek peşin sermaye değerinin tekrardan hesaplanması veya Kurumdan sorulması gerektiğini, davacıya … 4. İcra Müdürlüğü 2013/5652 E. sayılı dosyasından 20.000 TL geçici ödeme yapıldığı tespit edildiğine göre bu ödemenin de güncel değerinin hesaplanarak hükmedilecek tazminat tutarından düşürülmesi gerektiğini, Mahkemece verilen karar; 20.000 TL peşin ödemenin Türk Borçlar Kanunu 100 üncü madde gereğince faizlere mahsup edileceği sonucunu çıkartmakta olduğunu, zamanaşımı yönünden bozma ilamına uyulmak suretiyle müvekkil lehine usuli müktesep hak oluştuğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ve 311 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re’sen dikkate alınarak, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı TBK’nın 76 ncı maddesinde zarar görenin, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi durumunda hâkimin, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebileceği, davalının yaptığı geçici ödemelerin, hükmedilen tazminattan mahsup edileceği, tazminata hükmedilmezse hâkimin, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar vereceği hüküm altına alınmıştır.
3.Somut olayda, Mahkemece davalı tarafından yapılan geçici ödemenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 76 ncı maddesine uygun şekilde mahsup işlemini yaparak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken mahsup işleminin hükümde yapılmayıp infaz aşamasına bırakılması doğru olmamıştır.
4.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5.O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
4. İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının (davalıya) ilgiliye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının (davacıya) ilgilisine yükletilmesine,
5. Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.