YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/176
KARAR NO : 2023/7615
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/376 E., 2015/527 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/376 Esas, 2015/527 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri dosyası içeriği, hayatın olağan akışına aykırı olarak sanığın savunması karşısında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünden beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın uyuşturucu madde kullandığı, kriminal raporu ve kendi kabul beyanı ile sabit olduğundan sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim planına sanığın büyük çoğunlukla uyduğu anlaşılmakla, sanığın denetim planına büyük çoğunlukla uyduğu, olay günü ilk kez uyuşturucu kullandığı ve olay günü işten geç çıktığı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne geç gittiğine dair samimi beyanı, sabıkasız oluşu da birlikte değerlendirilerek erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesinin sözkonusu olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Sanığının Aksaray Devlet Hastahanesine başvurduğuna ilişkin düzenlenen raporun aslının veya onaylı örneğinin dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında 21.07.2014 tarihli eylem nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu 13.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edildiği ancak sanığın denetimli serbestlik tedbiri gereklerine uygun davranmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak, 04.06.2015 tarihli iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, anlaşılmakla;
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 13.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, sanık hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/376 Esas, 2015/527 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.