Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11082 E. 2023/11282 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11082
KARAR NO : 2023/11282
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/46 E., 2023/120 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu borçlardan davacının sorumlu olmadığını belirterek davaya konu ödeme emirlerinin ve takiplerin davacı yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/117-2022/4 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin15.09.2022 tarihli ve 2022/1163-2022/1907 sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, cezaların şahsiliği ilkesi gereği, 2012/12107 icra takip numaralı 17058618 sayılı ödeme emrinin iptaline yönelik davacı talebinin kabulünün gerekeceğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…müdürlük görevinden ayrılmasının noter ihtarıyla 02.04.2009 tarihinde gerçekleştiği, ticaret sicil gazetesinde ilanın zorunlu olmasa da bu tarihten önce müdürlükten istifa ettiğine ilişkin şirket tarafından alınmış herhangi karar da bulunmadığı, dolayısıyla davacının müdürlük görevinin devam ettiği 02/04/2009 tarihine kadar şirket borçlarından sorumlu olacağı, bilirkişinin 01.12.2021 tarihli raporunda belirtilen zamanaşımına uğrayan miktar alacaklar açısından ödeme emirleri açısından davacı yönünden üst düzey yönetici olarak 5510 sayılı yasanın 88. Maddesine göre sorumluluğuna gidilemeyeceği, bilirkişi raporunda belirlenen borçlu olduğu miktara göre takibin devam ettirebileceği, borçlu olmadığı miktar açısından bilirkişi raporunda belirtilen miktar yönünden ödeme emrinin iptalinin gerektiği, raporda zamanaşımı değerlendirmesi de yapıldığından rapordaki zamanaşımı değerlendirmelerinin de yerinde olduğu, idari para cezası açısından davacının şahsen sorumlu olmayacağı Yargıtay bozma ilamının idari para cezasına ilişkin takip dışında bozma dışı bırakılarak kesinleştiğinden idari para cezasına ilişkin takip dışındaki mahkememizin önceki hükmünün aynen tekrarının gerektiği idari para cezası açısından yapılan 2012/12107 icra takip numaralı 17058618 sayılı ödeme emrinin iptali gerektiği sonucuna varılmış, aşağıdaki hükmü kurmak gerekmiştir.” gerekçesiyle
“1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacı aleyhine Bağcılar SGM tarafından yapılan 2019/18299 icra takip numaralı, 17064173 sayılı ödeme emrinin 1.069,72 TL ana para borcu ve 2.627,89 TL gecikme zammı yönünden davacının sorumlu bulunduğuna ve bu miktarlar yönünden yapılan itirazların reddi ile bu miktar açısından takibin devamına, fazlaya ilişkin miktarlar olan 5.623,87 TL ana para, 12.600,62 TL gecikme zammı yönünden iptaline,

Davacı aleyhine Bağcılar SGM tarafından yapılan 2019/18298 icra takip numaralı 16883451 sayılı ödeme emrinin 12.123,48 TL ana para borcu ve 29.782,53 TL gecikme zammı yönünden davacının sorumlu bulunduğuna ve bu miktarlar yönünden yapılan itirazların reddi ile bu miktar açısından takibin devamına, fazlaya ilişkin miktarlar olan 64.859,01 TL ana para, 145.370,32 TL gecikme zammı yönünden iptaline,

Davacı aleyhine Bağcılar SGM tarafından yapılan 2012/12107 icra takip numaralı 17058618 sayılı ödeme emrindeki tüm miktarlar yönünden davacının sorumlu bulunmadığına ve bu ödeme emrinin tümünün iptaline,

Davacı aleyhine Bağcılar SGM tarafından yapılan 2019/18300 icra takip numaralı …sayılı ödeme emrinin 84,90 TL ana para borcu ve 178,46 TL gecikme zammı yönünden davacının sorumlu bulunduğuna ve bu miktarlar yönünden yapılan itirazların reddi ile bu miktar açısından takibin devamına, fazlaya ilişkin miktarlar olan 216,40 TL ana para, 451,84 TL gecikme zammı yönünden iptaline, …” dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinden davacının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun 88 nci maddesi, 506 sayılı Kanun’un 80 nci maddesi, 1136 sayılı Kanun’un 168 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz nedenleri ve kapsamına göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 nci maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 – 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.

Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davada, mahkeme için, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin (5) nolu bendindeki “11.516,20” ibaresinin silinerek yerine “9.200,00” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.