YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9865
KARAR NO : 2023/10081
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/66 E., 2023/30 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali, aylık almaya hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 27.11.2017 tarihli tahsis talebinin, Kurumca 17.08.1987’de başlayan 13 günlük hizmeti askerlik süresi içerisinde kaldığından bahisle kabul edilmeyerek reddedildiğini, davacının terhis olduktan sonra çalışmış olması sebebiyle çalışmanın gerçek ve geçerli olduğunu beyanla, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, ilk işe başlama tarihi olan 17.08.1987 tarihinde davacının, askerlik hizmetini yapmakta olduğu ve bu nedenle yasaya göre bu sürenin sigortalılık süresinden sayılamayacağından talebinin reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü durumunda müvekkil kurum aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/134 E. 2019/289 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/527 Esas, 2021/1141 Karar sayılı kararıyla; davacının 17.08.1987 tarihinde … sicil numaralı işyerinden girişi yapılarak 13 gün bildiriminin yapıldığı, davacının 27.11.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacının … sicil numaralı işyerindeki çalışmaları sırasında asker olduğundan ilk sigortalılık başlangıcı olarak sayılmadığı, davacının 04.03.1986 tarihinde askere sevk edildiği, 06.09.1987 tarihinde terhis olduğu, davacının 29.07.1987 – 28.08.1987 tarihleri arasında izinli olduğunun Ağrı Askerlik Şubesi tarafından bildirildiği, davacının hizmet bildirim yapılan tarihte asker olduğu, davacının emeklilik koşullarını yerine getirmediği, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.02.2022 tarihli ve 2021/11786 E. 2022/2209 K. sayılı ilamında; dosya kapsamına göre, 17.08.1987 işe başlama tarihli ve Kurum kayıtlarına 07.09.1987 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden, 17.08.1987 tarihinden itibaren … kurum sicil nolu işyerinden davacı adına 13 gün hizmet bildirimi yapılmıştır. Askerlik şubesinden gelen yazı cevaplarına göre ise, davacının 04.03.1986–06.09.1987 tarihleri arasında asker olduğu, 29.07.1987–28.08.1987 tarihleri arasında da 30 gün izin kullandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan terhis belgesinde ise terhis tarihi 06.09.1987, kullandığı izin 36 gün olarak yazılıdır. Mahkemece bu aykırılık her ne kadar giderilmeye çalışılmışsa da Askerlik Şubesince 6 günlük iznin nasıl kullanıldığı ve davacının izinden dönüp 29.08.1987–06.09.1987 tarihleri arasında fiilen askerlik yapıp yapmadığı ortaya konulamamıştır. 6 günlük iznin askerlik süresi içerisinde kullanıldığına dair bir bilgi ve belge olmaması ve terhis belgesi de dikkate alınarak 6 günlük iznin askerlik süresi sonunda terhis mahiyetinde kullanıldığının kabulüyle, tahsis şartlarını taşıması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının 6 günlük iznini askerlik süresi içerisinde kullandığına dair belge bulunmadığı, terhis tarihinin 06.09.1987 olduğu ve 6 günlük iznin askerlik süresi sonunda kullanılması ile terhis mahiyetinde kullanıldığı kabul edilerek; davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 17.08.1987 tarihi olarak kabul edilmesi halinde, emeklilik aylığı bağlanma şartlarının, 50 yaş, 25 yıl ve 5375 prim ödeme gün sayısı olduğu, davacının tahsis talebinde bulunduğu, 27.11.2017 tarihinde 51 yaşında olduğu, 6145 gün prim ödeme gün sayısının ve 30 yıl sigortalılık süresinin bulunduğu, Bağ-Kur hizmet sonrası 1309 gün prim ödeme gün sayısının olduğu, bu nedenle tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B maddesi gereğince yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.12.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kabul kararının yerinde olmadığı, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, aylık almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un geçici 81 nci maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.