YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18111
KARAR NO : 2023/25089
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/141 E., 2016/113 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2014 tarih, 2013/480 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 23.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 11.04.2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü yönetimindeki araç ile hareket halinde iken … Mahallesi, … Bulvarı üzerinde kırmızı ışık ihlalinde bulunan ve görevli polis memurlarının “Dur” ikazına uymayarak yoluna devam eden sanığın görevlilerce yapılan takip sonucu girdiği bir akaryakıt istasyonunda yakalandıktan sonra hakkında yasal işlem yapmaya çalışan polis memuru şikâyetçilere “Siz kim oluyorsunuz da benim üzerimi arıyorsunuz, kırmızı ışıkta geçtim diye terörist muamelesi yapacaksınız.” şeklinde sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle açılan davada Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamı ve birbirleriyle uyumlu şikâyetçi anlatımlarına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, şikâyetçilere söylediği kabul edilen sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de,
a.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
b.5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sebebiyle, netice adli para cezasının “8.840,00 TL” yerine “8.760,00TL” olarak eksik tayin edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.