Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/10057 E. 2023/6334 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10057
KARAR NO : 2023/6334
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/293 E., 2016/212 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan vekilinin 26.05.2016 tarihli dilekçesinin, sanık müdafinin temyiz talebine yönelik cevap dilekçesi niteliğinde olduğu görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi,
1. Sanığın suç teşkil eden bir eylemde bulunmadığına,
2. Tanık anlatımlarının birbirinden farklı olduğuna,
3. Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine,
4. Silahın müsaderesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. İddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, polis memuru olan sanığın, eşi ile arasında arkadaşlık ilişkisi olduğunu düşündüğü mağduru, görevi gereği üzerinde bulundurduğu tabanca ile hürriyetinden yoksun kılmaya çalıştığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliği’nin 3 ve 17 nci maddeleri uyarınca, olay tarihi itibarıyla polis memuru olan sanık tarafından suçta kullanılan ve adli emanetin 2015/127 sırasında kayıtlı zati demirbaş niteliğindeki silah ve eklerinin işlem yapılmak üzere idareye teslimine karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamış ancak bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın savunmaları, mağdur beyanları, tanık ifadeleri, cezai ehliyet raporu ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve mahkemenin kararında birinci bent dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) bölümü (3) numaralı bendinde yer alan “…TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine…” ibaresinin çıkarılıp yerine “…91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliği’nin 3 ve 17 nci maddeleri gereğince idareye teslimine…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.