YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3809
KARAR NO : 2023/6962
KARAR TARİHİ : 20.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/332 E. 2022/371 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/267 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ;
1. Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan … ve mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d-h) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan … ve mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-b) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/1207 Esas, 2021/1116 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/1298 Esas, 2022/4372 Karar sayılı ilamı ile ;
“1) Sanıklar hakkında mağdur … ile katılan … …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hükümler kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanıkların eylemlerinin ayrı ayrı net bir şekilde tespit edilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanıkların
suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri, delilleri ve nitelendirilmeleri ile buna göre hükümler kurulması icabettiği nazara alınmadan, bu ilkelere uyulmadan, ilk derece mahkemesince gerekçesiz hükümler kurulması,
Uygulamaya göre de; bu suç yönünden sanıklar hakkında TCK’nin 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
2) Sanıklar hakkında mağdur … ile katılan … …’a yönelik nitelikli yağma ile katılan … …’a yönelik kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının incelenmesinde ise;
a) Sanıkların yağma suçunu mağdur … katılanın geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak gerçekleştirmedikleri, boş inşaatın da konut, işyeri, veya eklentileri vasfında olmadığı halde, sanıklar hakkında TCK’nin 149/1-d maddesi ile uygulamalar yapılması,
b) Dosya kapsamına göre; sanıkların ilk aşamada mağdur ile katılanı silahla olay yeri olan boş inşaata çıkardıkları ve darp ederek üzerlerinde bulunan paralar ile cep telefonlarını almak suretiyle yağmaladıkları, sanıkların devamında katılan … …’ın bankamatik kartını ve şifresini zorla alarak yağma suçlarına devam ettikleri, katılanın banka hesabında para olmaması üzerine, katılanı inşaattan aşağı attıkları, katılanı düştüğü yerde de darp etmek suretiyle halen zorla para almaya çalıştıkları, bu haliyle sanıkların eylemlerini yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında katılan … …’a yönelik eylemleri nedeniyle TCK’nin 82/1-h maddesi ile uygulamalar yapılması gerektiği düşünülmeden, hatalı vasıflandırmayla yazılı şekilde uygulamalar yapılmak suretiyle eksik cezalar tayin edilmesi, ”
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/332 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ;
1. Katılan …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 16 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca infaz edilecek netice ceza miktarlarının ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine,
2. Katılan … ve mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-c-h) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan … ve mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-b) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri ;
1. Gerekçeye,
2. Savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Eksik incelemeye,
4. Mahkumiyetlere yeterli delil bulunmadığına,
5. Suç niteliğine,
6. Suça iştiraklerin niteliğine,
7. Teşebbüsün derecesine,
8. Cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden zincirleme suç hükümlerinin ve mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin de uygulanması gerektiğine,ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile mağdur …’in suç tarihinde …in abisi…’un düğününe katıldıkları, saat 21.00-22.00 sıralarında …’ı düğün sonrası yolcu etmek için olay yeri olan ….. ilçesi……, karayolu, ….., AVM isimli işletmenin yan tarafında bulunan boş inşaatın arka kısmında yürüdükleri sırada sanıklar … ve …’in mağdur … katılanın yanlarına gelerek sanıklardan iki kişinin mağdur …’in, diğer iki kişinin katılan …’ın koluna girerek hakaret ve tehdit ederek cep telefonları ve paralarını aldıkları, sonrasında boş inşaatın içerisine götürdükleri ve katılan …’ın boğazına bıçak dayayarak zorla banka kartı ile şifresini aldıkları, sanıklar …nın bankamatik kartını alarak olay yerinden uzaklaştıkları, bir müddet sonra geldiklerinde bankamatik kartında para olmadığını söyleyerek, tüm sanıkların hep birlikte tekrar katılan …’ı darp ettikleri, bu sırada sanık …’ın sırtı inşaatın penceresine dönük olan katılan …’ın göğsüne tekme attığı, katılan …’ın pencere boşluğundan aşağıya sırt üstü düştüğü, sanıkların hep birlikte pencereden aşağıya düşen katılan …’ın yanına gelerek, katılan …’tan para istedikleri, sanık …’ın katılan …’ın koluna içtiği sigaranın izmaritini bastığı, yüzüne tekme attığı ve katılanı adli muayene raporunda belirtilen biçimde yaraladıkları olayda, sanıklar hakkında katılan …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, katılan … mağdura yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Katılan … hakkında Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.10.2018 ve 03.02.2021 tarihli ; “Omurga kemiklerinde kırığa neden olan yaralanmasının;
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
-Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
-Tarif edilen L1 ve L3 korpus burst kırıklarının hayat fonksiyonlarını AĞIR (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
-T12-L4 vertebralar arasında füzyon ameliyatı yapılmasına neden olan yaralanmasının duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu”
Görüşünü içeren adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, görüntü izleme tutanağı, teşhis tutanakları, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (C) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ile uygulama yapılmaması, temel cezaların teşdiden belirlenmiş ve bozma öncesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin bu suç yönünden aleyhe istinaf edilmemiş olması karşısında netice ceza miktarlarını değiştirmeyeceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuka aykırı elde edilmiş delilin bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında somut olay ile ilgili mevcut delillerin toplandığı, yeterli araştırmanın yapıldığı, yargılamanın esasına etki edebilecek nitelikte bir eksiğin bulunmadığı, bu haliyle eksik incelemenin söz konusu olmadığı, aşamalarda savunma hakkının kısıtlanmasına yol açan ve kesin hukuka aykırılık teşkil edecek bir işlemin bulunmadığı, katılan … mağdurun aşamalardaki oluşa uygun anlatımları ile bunlarla uyumlu adli muayene raporu ve görüntü izleme tutanağı uyarınca eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği, sanıkların en başından itibaren fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek eylemler üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, katılan …’ın yaralanmasının niteliği de değerlendirildiğinde suç vasıfları ile suça iştiraklerin niteliklerinin tayininde ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, katılan … hakkında düzenlenen adli muayene raporu uyarınca yaralanmasının niteliği, eylemin oluş şekli dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarının yerinde olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/332 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.