Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/13580 E. 2023/6693 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13580
KARAR NO : 2023/6693
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/661 E., 2016/186 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red – Onama

1. Mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.02.2022 tarih 2022/9-24 Esas ve 2022/115 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 15 yaşından küçük kişiler ile ilgili olarak mağdurun velisi ile mağdura 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, suç tarihi itibarıyla 15 yaşından küçük olan mağdur adına şikâyet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisinin yasal temsilcisine ait olması, yasal temsilcisi olan mağdurun annesinin ise şikâyetçi olmaması karşısında, mağdura atanan zorunlu vekilin hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddeleri uyarınca, mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.08.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mağdure çocuğun 26.05.2015 tarihli kolluk beyanı ve 04.08.2015 tarihli savcılık beyanının birbiri ile uyumlu olduğu ve olayın sıcağı sıcağına verildiğinin dikkate alınmasına, olay günü mağdurenin 155 i aradığına dair telefon kayıtlarının dosyaya getirtilmesi ve olay yerine giderek mağdureyi teslim alan polis memurlarının da beyanları alınarak sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Mağdure … müdafii; temyiz isteminde somut bir nedene dayanmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, 12 yaşındaki mağdure ile sanığın 20 yaşındaki oğlu arasında ileride evlenmeleri için yüzük takıldığı ve mağdurenin ailesinin izniyle sanığın Serik ilçesindeki evinde yaklaşık iki hafta kalınmasının ardından 25.05.2015 tarihinde tekrar Anamur’a getirildiği, annesine götüreleceği söylenmesine rağmen o gece sanığa ait Anamur da bulunan evde kaldıkları ve mağdurenin kaçabileceğini düşünen sanığın mağdurenin yattığı odanın kapısını kilitlediği, sabah olduğunda ise mağdurenin annesinin evine gitmek istediğini söylemesi üzerine sanığın önce tokat attığı sonra ise kolundan tutup evden çıkararak inşaat halinde olan kendilerine ait eve götürüp mağdureyi darp ederek alıkoyduğu ancak mağdurenin kaçarak bir bakkala sığınıp polise haber verdiği olayda, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.
2. 26.05.2015 tarihli tutanakta, bir bayanın müracaat ettiği anonsu üzerine belirtilen adrese gidilip mağdurenin alınarak çocuk şubeye teslim edildiği, sanığın da ikametinden alınarak ifadesi için emniyete getirildiği belirtilmiştir.
3. 26.05.2015 tarihli adli muayene raporunda, mağdurenin sol el avuç içinde 3-4 adet sıyrıkların olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
4. Mağdurenin sıcağı sıcağına alınan 26.05.2015 tarihli kolluk beyanı ile 04.08.2015 tarihli savcılık beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.02.2022 tarih 2022/9-24 Esas ve 2022/115 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 15 yaşından küçük kişiler ile ilgili olarak mağdurun velisi ile mağdura 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, suç tarihi itibarıyla 15 yaşından küçük olan mağdur adına şikâyet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisinin yasal temsilcisine ait olması, yasal temsilcisi olan mağdurun annesinin ise şikâyetçi olmaması karşısında, mağdura atanan zorunlu vekilin hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddeleri uyarınca, mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, 12 yaşındaki mağdure ile sanığın 20 yaşındaki oğlu arasında ileride evlenmeleri için yüzük takıldığı ve mağdurenin ailesinin izniyle sanığın Serik ilçesindeki evinde yaklaşık iki hafta kalınmasının ardından 25.05.2015 tarihinde tekrar Anamur’a getirildiği, annesine götüreleceği söylenmesine rağmen o gece sanığa ait Anamur da bulunan evde kaldıkları ve mağdurenin kaçabileceğini düşünen sanığın mağdurenin yattığı odanın kapısını kilitlediği, sabah olduğunda ise mağdurenin annesinin evine gitmek istediğini söylemesi üzerine sanığın darp etmeye başlayarak kolundan tutup evden çıkarıp inşaat halinde olan kendilerine ait eve götürdüğü ve burada da mağdureyi darp ederek alıkoyduğu ve bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararına yönelik mağdura atanan zorunlu vekilin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddeleri uyarınca, mağdur vekilinin temyiz isteminin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.