Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/7621 E. 2023/1961 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7621
KARAR NO : 2023/1961
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/1236 Esas – 2021/1178 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
Davalı …Ş vekilinin istinaf başvurusunun
kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. sıfatıyla)
SAYISI : 2013/1012 Esas – 2017/63 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asıl davanın davalılardan … Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı …Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davanın davalılardan … Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacılardan …’in eşi, diğer davacılar … ve … ‘in babası …’in sevk idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda muris …’in vefat ettiğini, Niğde 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/452 esas ve 2011/464 karar sayılı dava dosyasında karşı araç sürücüsü …’ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edildiğini, mütevveffa …’in kullanmakta olduğu … plakalı aracın davalılardan … Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, mütevvefanın kaza yapmasına neden olan … plaka sayılı aracın ise diğer davalı Ergo Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı …Ş’nin murise izafe edilebilecek kusur nedeniyle ve diğer davalı … şirketinin de dava dışı …’a izafe edilecek kusur nedeniyle davacılara karşı tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, mütevveffa …’in çiftçilik yapıp, kendisine ait taşınmazı ekip biçmek suretiyle geçimini sağladığını, kaza tarihinde elde ettiği aylık gelirinin asgari ücretin yaklaşık 3 katı tutarında olduğunu, davacı çocuk ve eşin ölen murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada; müvekkili … yönünden 750,00 TL, küçük … yönünden 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 21.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, birleşen davada davacı … yönünden 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 21.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Ergo Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde sözü edilen … plakalı aracın davalı müvekkili şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle belirlenen teminatlarla ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının dava öncesinde davalı tarafa herhangi bir başvurusu olmadığını, bu nedenle davalı şirketin temerrüdünden bahsedilmeyeceği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı …Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, söz konusu kaza ile ilgili davadan önce müvekkili şirkete başvurulmadığını ve dolayısıyla herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, davalı şirketin poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, müteveffanın ölümüne kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle haksız olan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin bilinen bir ücreti yoksa asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazada desteğin vefat ettiği, bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda dava dışı sürücü …’ın %62,5 oranında, destek sürücü …’in ise %37,5 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, desteğin çiftçilik yaparak geçimini sağladığının beyan edilmesi nedeniyle desteğin vefat tarihi itibariyle zirai faaliyetlerinden elde ettiği aylık ve yıllık gelirinin gider ve masraflar da dikkate alınmak suretiyle hesaplanması için Ziraat Mühendisi bilirkişiden alınan raporda; desteğin aylık gelirinin 2.842,47 TL, yıllık gelirinin 33.893,60 TL olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan aktüer ek bilirkişi raporunda desteğin asgari ücretin 4.48 katı tutarında gelir ettiğinin kabulü ve yukarıda belirlenen kusur oranları uyarınca davalı Ergo Sigorta A.Ş’nin 27.08.2015 tarihinde yapmış olduğu ödeme de dikkate alınarak desteğin eşi … ve oğlu … yönünden davalı Ergo Sigorta A.Ş’nin sorumlu olduğu destekten yoksun kalma tazminat miktarının kalmadığı, birleşen davada davacı desteğin kızı … için ise davalı Ergo Sigorta A.Ş’nin sorumlu olduğu destekten yoksun kalma tazminat tutarının 21.670,20 TL olarak hesaplandığı, diğer davalı …Ş yönünden ise; desteğin eşi … yönünden 155.527,61 TL, oğlu … yönünden 16.037,65 TL, birleşen davada davacı desteğin kızı … yönünden 28.434,74 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı yükümlülüğünün bulunduğunun mütalaa edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden sonra davalılardan Ergo Sigorta A.Ş tarafından 27.08.2015 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle anılan davalı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı … için 10.000,73 TL ve … için 155.527,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte diğer davalı …Ş’den tahsiline; birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 21.670,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalı Ergo Sigorta A.Ş.’nin ödeme tarihi olan 27.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı Ergo Sigorta A.Ş’den tahsiline ve 28.434,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı …Ş’den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ve davalı …Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı …Ş vekili; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücülerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, davalı şirket sigortalısı araca %37,5 kusur izafe edilmesinin yerinde olmadığını, kusur tespitinin teknik ve özel bilgi gerektiren bir konu olup makine mühendisinin kusur tespiti yapmaya yetkili olmadığını, tazminat hesabına esas alınan gelirin açıkça fahiş ve gerçeğe aykırı olduğunu, müteveffanın anne ve babası hayatta olduğundan anne ve babanın saklı payları da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine avans faizine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde uygulanacak faizin kanuni faiz olduğunu, kazaya karışan aracın hususi kullanıma mahsus olup ticari nitelik taşımadığını, davacılar vefat eden sürücünün ailesi olduğundan davacılarla müteveffa arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, birleşen davada müvekkili ile diğer davalı … aleyhine aynı miktarlarda ayrı ayrı hüküm kurulmuşsa da vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç yönünden müşterek hüküm kurulduğunu, ana para açısından ayrı ayrı hüküm kurulurken feriler açısından müşterek hüküm kurulmasının ve sorumluluk sınırlarının belirtilmemesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvuran asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesince alınan ilk aktüer bilirkişi raporu yerine ek rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı …Ş. vekilinin kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücülerin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenemeyeceğine ilişkin olarak ileri sürdükleri sebeplerin davacıların ortak miras bırakanı olan mütevefanın kaza yaptığı tarih itibariyle uygulanma olanağı bulunmadığını, davalı tarafın kusur oranına ilişkin itirazının kazanın oluşumu ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında yerinde olmadığını, ortak miras bırakanın gelirinin açıkça fahiş ve gerçeğe aykırı olduğu iddialarının da dosya kapsamında toplanan deliller kapsamında gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …Ş. vekilinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre kendi kusuru ile ölümüne neden olan sürücülerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğuna yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı, Yargıtay ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca 01.06.2015 tarihinden önce meydana gelen sürücü veya işleten/sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kazalar neticesi desteğinden yoksun kalanların zararının trafik sigortası teminat kapsamında olduğunun değerlendirildiği, davalı …Ş. vekilinin, İlk Derece Mahkemesince dava konusu kaza sebebiyle taraflara atfedilen kusur oranlarının yerinde olmadığına ilişkin itirazı ile ilgili olarak Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden kusur oranlarının tespiti için yeniden alınan raporda, kazaya karışan … plaka sayılı traktör ve buna bağlı römorkun sürücüsü …’ın olayda %80 oranında asli kusurlu olduğu, … plakalı aracın müteveffa sürücüsü …’in ise %20 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği, sunulan bilirkişi raporunun olayın oluşuna ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince alınan aktüer bilirkişi raporuna ilişkin itirazları doğrultusunda müteveffanın gelirinin tespiti için mahallinde ilgili oda ve kuruluşlardan gelir durumunun tespitine dair alınan cevabi yazılar, müteveffanın vergi kayıtları ile ortalama gelirine ilişkin tespitler yapıldıktan sonra İlk Derece Mahkemesi hükmüne esas alınan bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınmak üzere asıl ve birleşen davada davacıların talep edebileceği tazminat miktarının hesabı yönünden, müteveffanın hayatta olan ana ve babasına da pay ayrılmak suretiyle aktüer bilirkişiden alınan 01.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülerek raporda belirtilen miktarlar itibariyle davalı …Ş yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, müteveffa desteğin kullandığı araç hususi nitelikte olduğundan davacılar yönünden hükmedilen tazminata ticari faiz uygulanmasının yerinde görülmediği, bu nedenle davalı …Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilerek, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarına yasal faiz uygulanması gerektiği, birleşen dava yönünden de faiz başlangıcı olarak birleşen dava tarihinin esas alındığı, kabule göre de davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nun 356/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile, asıl dava yönünden; davalı Ergo Sigorta A.Ş yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı …Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 46.575,02 TL, davacı … için 3.577,50 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 09.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …Ş.‘den tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen dava yönünden; birleşen davanın kısmen kabulü ile, 16.646,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Ergo Sigorta A.Ş.‘den, ödeme tarihi olan 27.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 4.161,63TL destekten yoksun kalma tazminatına dava tarihi olan 31.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …Ş.‘den tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; desteğin gelir durumu ve tarafların kusuru yönünden yerel mahkemece yeterli ve ayrıntılı incelemeler yapılmış olup Bölge Adliye Mahkemesince bu yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılmasını gerektirecek bir sebep olmadan tekraren yeniden inceleme konusu yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve alınan raporlarda anne ve baba paylarının hesaplandığını ve hesaplanan tazminat miktarında da destek oranı belirlenirken buna uygun olarak tazminat miktarının belirlendiğini ve İlk Derece Mahkemesi kararı ile belirlenen tamzinat miktarlarında değişiklik yapılmaması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.