Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8674 E. 2023/10850 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8674
KARAR NO : 2023/10850
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/224 E., 2023/370 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/11 E., 2022/180 K.

Taraflar arasındaki asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığından bahisle Kurumca kesilen yetim aylığının tekrar bağlanması, birleşen davada ise 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci maddesi uyarınca itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: SGK tarafından 20.06.2016 tarih, 74600707/20505/0310197289/3493108 sayılı yazı ile davacı hakkında annesinden dolayı almakta olduğu aylığının kesilerek iptal edildiği ve yapılan sözde yersiz ödemelerinin iadesine karar verildiği, davalı kurumca yapılan bu işlem usul ve yasaya aykırı olup iptali gerekmektedir. 2. Asliye hukuk mahkemesinin 1997/1094 esas 1998/122 karar sayılı dosyası ile eski eşinden 26.02.1998 tarihinde boşanmıştır. Ayrıca fiili olarak bir arada yaşamamışlar ve hiçbir şekilde görüşmemişlerdir. Davacı, eksi eşinden boşandığı günden itibaren hiçbir şekilde bir araya gelmemiştir. Boşanma sebebi olarak şiddetli geçimsizlik ve darp sebebiyle boşanmıştır. “Annesinin maaşını almak için boşandı.” gerekçesi ile maaşının kesilmesi hakkaniyetli değildir. Çünkü eski eşinden boşandığı dönemlerde davacının annesi …yaşıyordu ve almış olduğu bir maaş bulunmuyordu. Bu hususun nüfus müdürlüğünden sorulmasını talep etmiştir. Davacı “benim annem öldüğünde hiçbir maaş almamaktaydı ve ondan bana hiçbir şekilde bir maaş kalmadı, sonrasına ben kendim rahmetli annemin isteğe bağlı olarak eksik olan sigorta primlerini yatırdım ve bu sayede bana maaş bağlandı, benim annemden dolayı almış olduğum maaşla ve boşanma davam arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Bu ileri sürmek akıl ve mantıkla bağdaşmamaktadır. Dosya da dinlenecek olan tanıklarda bu beyanlarımın doğruluğunu teyit edeceklerdir. davalı kurum tarafından yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu ortaya çıkacaktır. Ben şu anda oğlumla birlikte yaşamaktayım, annemden almakta olduğum aylığımdan başkaca gelirim bulunmamaktadır. Yaş ve eğitimi itibariyle de çalışabilecek durumda değilim. Almakta olduğum aylığım kesilmiş olduğu için de müşkül ve muhtaç duruma düştüm.” demiştir. Açıklanan nedenlerle, öncelikle ihtiyati tedbir mahiyetinde karar verilerek, idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına ve davacıya aylık bağlanmasına, davalı Kurum tarafından yapılan sigorta işleminin iptali ile annesinden dolayı almakta olduğu yetim aylığının tekrar bağlanmasına, yargılama giderleri ve tüm diğer masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aylığın haksız kesilmesinden bahisle aylığın tekrar bağlanması için huzurdaki dava açılmışsa da açılan dava yasal dayanaktan yoksundur. Şöyle ki; öncelikle huzurdaki dava yasal süresinde açılmamıştır, bu sebeple huzurdaki davanın usulden reddini talep etmiştir. Davaya verilecek ayrıntılı cevaba esas olmak üzere davacının dosyası ilgili birimden istenilmiş ancak kurumumuzun ilgili servisleri arasında yazışma ve bilgi aktarımı tamamlanamadığından davaya konu bilgi ve belgeler henüz Mersin İl Müdürülüğü Hukuk Müşavirliğine ulaşmamıştır. Bu sebeple kurumumuzun ilgili servisleri arasındaki yazışma ve bilgi aktarımı tamamlandığında ayrıca beyanda bulunacaktır. Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Davacının dosya henüz müşavirliğimize intikal etmediğinde, davacının kurumumuza herhangi bir müracaatta bulunup bulunmadığı incelenememiştir. Eğer davacının müracaatı yok ise davanın usulden reddini talep etmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil kurum adına talep etmiştir.

Davalı/ Karşı Davacı Kurum vekili Mersin 1. İş Mahkemesinin 2019/146 Esas, 2021/168 Karar Sayılı dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlunun Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2019/10038 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali gerekmektedir. Şöyle ki; davacı alacaklı müvekkil kurum, ölüm aylığı alan …’in Sosyal Güvenlik Denetmeleri tarafından alınan raporunda boşandığı eşiyle halen birlikte yaşadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle de yersiz yapılan ödemeler için takip başlatılmıştır. Bu nedenle de …’e 69.612,88 TL borç kaydı oluşturulmuştur. 04.09.2019 tarihinde 4. İcra müdürlüğü 2019/10038 esas sayılı takip başlatılmıştır. 13.09.2019 tarihinde yapılan itirazla takip durmuştur. Tüm bu nedenlerle davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için iş bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı borçlunun Mersin 4. İcra müdürülüğünün 2019/10038 esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “savcılık dosyasının imha olduğu, gönderilen kayıt kapsamında dosyanın davacı ve eşine ilişkin olduğu gözdağı verme suçu ve tarihinin 15.12.1997 olduğu, iddiadan başka delil olmama nedeni ile KYOK verildiği, davacı … ve eşinin boşandıktan sonra fiilen ayrı yaşadıklarının ispat edilemediği, dinlenen tutanak tanıklarının mahkemede verdiği ifadeleri ile SGK denetmenine verdikleri beyanlarını tekrar ettikleri, davacı ve eşinin fiilen birlikte yaşadıklarını ifade ettikleri, Lale apartmanından dinlenen komşu tanığında davacı eşi Ali ‘yi tanımadığı, kuzeninin burda ikamet ettiğini öğrendiği beyanı esas alındığında, davacı ve eşinin fiilen birlikte yaşadığı anlaşılmakla, asıl davanın reddine karar verilmiş.

İş bu dava dosyası ile birleşen davanın itirazın iptali olması, asıl dava kapsamındaki yapılan araştırmalar ile davalı-borçluya yapılan ödemelerin yersiz olduğu kabulü ile yine yasal düzenleme yürürlüğü gereği 2008/10. Aydan itibaren ödemelerin talep edilebileceği kabul edilerek, ödeme tarihinden-takip tarihine kadar geçen sürede %9 yasal faiz hesabı yapılarak, toplam faizin 26.213,52TL olduğu tespiti ile, taleple bağlılık ilkesi gereği faiz talebi bunun altında olduğundan takibin devamına dair hüküm kurulmuştur. Haksız itiraz nedeni ile icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. ” gerekçesiyle,
“A-Asıl davanın reddine,
B-Birleşen davanın kabulü ile,
1-Mersin 4. İcra müdürlüğünün 2019/10038 takip sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı-alacaklıya verilmesine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/1094 E. 998/122 K. sayılı dosyası ile eski eşinden 26.02.1998 tarihinde boşandığını, dava açılış tarihinin 05.12.1997 olduğunu, boşanma tarihinden itibaren müvekkili ile eski eşi …’in fiilen bir arada yaşamadığını ve müvekkilinin annesi hayattayken eşine karşı boşanma davası açtığını, müvekkilinin almakta olduğu yetim aylığından başkaca gelirinin bulunmadığını, yaş ve eğitimi itibariyle çalışamayacak durumda olduğunu, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 56270185-855.02-E.738791 sayılı ve 09.02.2017 tarihli borç bildirim belgesi ile müvekkiline “Yersiz Ödeme Sebebi” gösterilerek 31.627,10 TL borç tahakkuk ettirildiğini, bu borcun geçmişe yönelik incelenmesi sonucunda ise Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 74600707/20505/0310197289/3493108 sayılı tahsis talebine yönelik belgesinde de belirtildiği üzere 01.10.2008 tarihi itibariyle müvekkiline verilen yetim maaşının iadeye yönelik tahsilinin amaçlandığını, sadece Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14.01.2016 tarihli denetmen raporuna binaen müvekkili hakkında verilen yetim aylığının durdurulması ve 01.10.2008 tarihi itibariyle iadesinin tahsili amaçlı verilen kararların kanuna aykırılık teşkil ettiğini, söz konusu raporda belirtilen tanık beyanlarının ve müzekkerelerin müvekkili aleyhine karar verme hususunda yeterli kanaati sağlayamadığını, dolasıyla bu işlemlerin iptali amacıyla Mersin 1. İş Mahkemesine açılan davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davayı red etme gerekçesini somut olarak açıklamadığını, bu haliyle bu karar gerekçesinin eksik ve Anayasanın 141 inci maddesine aykırı olduğunu, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14.01.2016 tarihli denetmenlik raporunda yer alan ve Kurum medulla sisteminden alınan bilgiler ışığında ortaya çıkan hususlardan birinin de müvekkili ve eski eşi …’in aynı gün aynı hastanede tedavi görmesi olduğunu, bu durumun tamamıyla tesadüf olduğunu, müvekkilinin ve boşandığı eşinin yaşları itibariyle bu tür rahatsızlıklarının olabileceğini, insanların sağlık problemlerini gidermek için doktora gitmiş olmalarının ve bunun aynı güne denk gelmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkilinin beyanının alınmasından 6 yıl önce bu olayın meydana geldiği ve beyanın alındığı tarihte müvekkilinin 60 yaşını doldurmuş olması da göz önünde bulundurulursa müvekkilinin bu olayı hatırlayamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ile eski eşinin birlikte yaşadıkları hususunda aynı zamana denk gelen adreslerinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, yalnız yaşayan ve yaşlı bir adam olan müvekkilinin eski eşi …’in hastalıklarla karşılaştığı dönemlerde kızı tarafından bakılmasının ve yine hasta olduğu bir dönemde kızının ikamet ettiği mahalledeki Aile Hekimliğinde tedavi görmesinin olağan bir durum olduğunu, yerel mahkeme tarafından çağrılan ve tanıklığı yapılan kişilerin beyanlarında aleyhe olabilecek herhangi bir husus yokken aleyhlerine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, anılan borcun geçmişe yönelik incelenmesi sonucunda ise Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 74600707/20505/0310197289/3493108 sayılı tahsis talebine yönelik belgesinde de belirtildiği üzere 01.10.2008 tarihi itibariyle müvekkiline verilen yetim maaşının iadeye yönelik tahsilinin amaçlandığını, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14.01.2016 tarihli denetmenlik raporunun değerlendirme kısmında müvekkili ile eski eşinin 19.06.2007 tarihinden itibaren birlikte yaşadıkları kanısına varıldığını, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14.01.2016 tarihli denetmenlik raporunun değerlendirme kısmında ise müvekkili ile eski eşinin bu kez 19.07.2007 tarihinden itibaren birlikte yaşadıkları kanısına varıldığını, bu kanıların dayandığı tarihlerin herhangi bir dayanağı olmamasının söz konusu raporu kanuna aykırı bir rapor haline getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iadesine karar verilen aylığın birlikte yaşama olayının başladığı günden itibaren tahsilinde karar kılınması gerektiğini, neticeten yukarıda arz edilen nedenler ve tetkikiniz esnasında ortaya çıkacak sair nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi yönde kanaatte bulunulacak ise 13 üncü maddede belirtilen hususlar göz önüne alınarak usule ve yasaya aykırı davalı kurumun araştırmalarının ve yerel mahkeme kararının yeniden incelenmesini ve bu sonuca göre karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya içeriğine göre; tarafların Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/1094 Esas 1998/122 sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararının 28.04.1999 tarihinde kesinleştiği, davacının 2007 yılından itibaren Atatürk Mah. 31114 sk. Güder Apt. Mezitli/Mersin adresinde kayıtlı olduğu, boşandığı eşinin ise ….. Mersin adresinde kayıtlı olduğu, denetmen raporunda beyanı alının bir kısım tanıkların tarafların Atatürk Mah. ….. Güder Apt. Mezitli/Mersin adresinde birlikte yaşadıkları yönünde beyanda bulunduğu, tanıkların duruşmadaki beyanlarında davacı ile boyandığı eşinin birlikte yaşadıkları yönünde beyanda bulunrakları, MEDULA sisteminde davacının ve boşandığı eşinin aynı gün aynı hastanede tedavi olduğuna ilişkin kaydın ve boşandığı eşinin davacının adresini beyan ettiğine ilişkin kaydın olduğu, Kuruma ihbarda bulunan kişinin davacının damadı olduğu ve kayınbabası ile kayınvalidesinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, tüm dosya kapsamı ile davacı … ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığının tespit edildiği bu nedenle kurum tarafından aylıkların kesilerek yapılan ödemelerin borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu, kurum tarafından 01.10.2008 tarihinden itibaren yapılan ödemelerin borç tahakkuk ettirilerek icra takibine konu edildiği, 01.10.2008 tarihinden öncesine ilişkin talep bulunmadığı davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığından bahisle Kurumca kesilen yetim aylığının tekrar bağlanması, birleşen davada ise 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci maddesi uyarınca itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi