Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11185 E. 2023/11023 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11185
KARAR NO : 2023/11023
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/841 E., 2023/950 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/160 E., 2019/472 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 14.02.2010-16.09.2014 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak, kesintisiz ve tam süreli çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerindeki hizmet süresinin 41 gün olduğunu, SGK Denetmen Yardımcıları… ve … tarafından hazırlanan 06.12.2012 tarihli denetim raporunda Kuruma sigortalı olarak bildirilmemesi nedeniyle bir tutanak tanzim edildiğini, bahsi geçen tutanakta yer alan hizmet kaydının Kurum kayıtlarında zaten görüldüğünü, bu hizmet süresi dışında davalı işyerinde fiili bir çalışmasının bulunmadığını, davacının 11.09.2012 tarihinde tarım sigortalısı olmak için Kuruma müracaat ettiğini, sigortalı olarak bir işte çalışmaması nedeniyle 2008 yılından beri eşinden 2011 yılından beri babasından hak sahibi sıfatıyla aylık aldığını, Kurum’dan aldığı maaşların kesileceğinden endişe ettiği için işten ayrıldığını, SGK denetim raporundaki ifadesinde davalı işyerinde çalışmadığını, oğlunu ziyaret etmek için işyerinde bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5521 sayılı Kanun’un 6552 sayılı Kanun’la değişik 7 nci maddesi uyarınca davalı Kurum’un taraf sıfatının fer’i müdahil olarak değiştirilmesi gerektiğini, davalı işveren tarafından davacı adına 02.11.2012 tarihinde işe giriş bildirgesi gönderildiğini, bu tarihten 12.12.2012 tarihine kadar 40 prim/gün hizmet bildirildiğini, davacının uyuşmazlık konusu dönemin tamamında sigortalı olarak kabul edilebilmesinin hizmet akdine dayalı çalışmasına bağlı olduğunu, davalı işyerindeki çalışmalarının davalı işveren tarafından Kurum’a bildirilen hizmet kadar olduğunu, işverenlerin sigortalı olarak çalıştırdıkları kimseler için düzenleyecekleri prim belgelerini 5510 sayılı Kanun’da belirtilen süreler içerisinde Kuruma vermekle mükellef olduklarını, Kurumun bu belgeler doğrultusunda sigortalılık işlemlerini gerçekleştirdiğini, bildirilmeyen hizmet süreleri için Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, eksik bildirildiği iddia edilen süreye ilişkin çalışmaların bordro, puantaj ve vergi kayıtları gibi belgelerle kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalıya ait 1013217-071 sicil numaralı işyerinde prime esas asgari kazanç üzerinden 01.06.2011 – 01.11.2012 tarihleri ile 13.12.2012-31.12.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Mahkemece verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,
2-Bilirkişi raporunun uzmanlık gerektiren bir bilgi içermediği,
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu,
4-Davalı taraf olarak sunulan tanık beyanlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığı,
5-Davanın haksız yere açıldığı,
Gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Mahkemece maddi ve hukuki vakıalar yeterince değerlendirmeden karar verildiği,
2-Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğu,
3-Kurum kayıtlarında yer almayan dönemler içerisinde davacının çalışmadığının açıkça anlaşıldığı,
4-Bildirilmeyen kayıtlar için Kurum’un sorumluluğunun bulunmadığı,
Gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2021 tarih ve 2019/2662 E., 2021/759 K., sayılı kararı ile; 1-Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne,

… 2. İş Mahkemesinin 2018/160 E., 2019/472 K., sayılı kararının kaldırılmasına,
2- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile

a)Davacının davalıya ait 1013217-071 sicil numaralı işyerinde 01.06.2011 – 01.11.2012 tarihleri ile 13.12.2012-16.09.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; “…Eldeki davada; davacının 01.07.2009’dan beri eşinden ölüm aylığı aldığı, 11.09.2012 ile 28.09.2012 tarihleri arasında 4-b tescili olduğu ve hizmet döküm cetvelinden 02.11.2012 ile 12.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimlerinin yapıldığı ayrıca 06.12.2012 tarihinde Kurum tarafından davalı işyerinde yapılan yerel denetimde düzenlenen tutanakta davacının 02.11.2012 de işe başladığına dair beyan ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınarak işe başlama tarihinin tespiti için başkaca bordro ve komşu iş yeri tanıkları dinlenmeli ve tüm çelişkiler irdelenmek suretiyle karar verilmelidir…” hususlarına işaret edilerek bozulmuştur

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı itibariyle, davacının 01.07.2009’dan beri eşinden ölüm aylığı aldığı, 11.09.2012 ile 28.09.2012 tarihleri arasında 4-b tescili olduğu, davacı adına 02.11.2012- 12.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimlerinin yapıldığı 06.12.2012 tarihinde Kurum görevlilere tarafından davalı işyerinde yapılan yerel denetimde düzenlenen tutanakta davacının 02.11.2012’de işe başladığına dair beyan ve imzasının bulunduğu, dinlenen tanıklar davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, ancak işe başlama ve işten ayrılış tarihleri yönünden herhangi bir tarih belirtmediklerinin görüldüğü, tüm bu açıklamalar ışığında, davacı her ne kadar davalı nezdinde 14.02.2010 tarihinde çalışmaya başladığını belirtmiş ise de, Kurum görevlilerince işyerinde yapılan denetim esnasında, düzenlenen tutanakta, davacının işe 02.11.2012 tarihinde başladığını içeren beyan ve imzası dikkate alınarak, davacının çalışma başlangıcının 02.11.2012 tarihi olduğunun kabul edildiği, bildirim yapılmayan Aralık/2012-Eylül/2014 tarihleri arası dönem yönünden ise, çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, … 2. İş Mahkemesinin 2018/160 E., 2019/472 K., sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalıya ait 1013217-071 sicil numaralı işyerinde 13.12.2012-16.09.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun uzmanlık gerektiren bir bilgi içermediğini ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı taraf olarak sunulan tanık beyanlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece maddi ve hukuki vakıaların yeterince değerlendirmeden karar verildiğini, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu, Kurum kayıtlarında yer almayan dönemler içerisinde davacının çalışmadığının açıkça anlaşıldığını ve bildirilmeyen kayıtlar için Kurumun sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.506 sayılı Kanun’un 79 uncı maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.