YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7825
KARAR NO : 2023/11197
KARAR TARİHİ : 13.11.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2834 E., 2023/607 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mardin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/59 E., 2020/176 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından tahsil edilen prim borçlarının karşıladığı prim gün sayısının tespit edilerek davacının 02.01.2015 tarihli ilk emeklilik talep dilekçesi, bu olmadığı takdirde en geç 02.07.2015 tarihinde son primi yatırdığı ayı takip eden Ağustos 2015 tarihinde emeklilik şartlarını karşılayıp karşılamadığının, bu tarihlerde tahsis şartlarını karşılayamıyorsa ilk olarak tahsise hak kazandığı tarih ile Kurumun tahsis kararı verdiği 30.11.2017 tarihleri arasındaki maddi kaybının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 02.01.2015 ve 23.07.2015 tarihlerinde; 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasının (f) bendinde belirtilen yaş ve 25 yıllık sigortalılık süresini tamamladığı, ancak 5300 günlük prim ödeme gün sayısını tamamlamadığından tarafına 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasının f bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına kanunen imkan bulunmadığı, davacının 31.10.2017 tarihli tahsis talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına alındığı tarihte; 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasının (f) bendinde belirtilen yaş, 25 yıllık sigortalılık süresi ve (2648 gün 4/1.b (Bağ-Kur) ve 2664 gün 4/1.a (SSK’lı) olmak üzere toplam 5312 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğundan) 5300 günlük prim ödeme gün sayısını tamamladığından, bu tarihten itibaren emekliliğe hak kazandığı, davacıya 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasının f bendi kapsamında 01.11.2017 tarihinden başlamak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlandığından, davalı Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının şartları sağlayarak yaşlılık aylığına hak kazandığı halde Kurum tarafından aylık bağlanmadığını, yaşlılık aylığını geç aldığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya Bağ-Kur ve SSK hizmetleri birleştirilerek 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, ilk tahsis talep tarihinde ödenmemiş prim borcu bulunan davacıya 2015 yılından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmadığından mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının Bağ-Kur hizmetinin bir kısmına ihtiyacı olmayacağını düşündüğünden prim borcunun silinmesini istediğini, ancak Kurumun haksız olarak fazla hizmet süresini sildiğinden 2015 yılında emekli olamadığını, 01.11.2017 tarihinde gecikme ile emekli olabildiğini, davacının mağdur edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 23.07.2015 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un geçici 81/ B maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.