Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10127 E. 2023/2547 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10127
KARAR NO : 2023/2547
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/33 E., 2020/1558 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/774 E., 2019/940 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.02.2016 tarihinde davacıların desteği (kızı) …’in sevk ve idaresindeki davalı nezdinde … poliçesi olan … plakalı kamyonet ile … plakalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen … plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların desteği olan murisin aracı ile seyir halinde olduğu, direksiyon hakimeyetini kaybederek karşı şeride geçtiği, karşı şeritte seyretmekte olan kamyon ile çarpıştığı, kaza neticesinde davacıların desteği olan murisin hayatını kaybettiği, davacı tarafça mahkememize destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığı, 06.03.2019 tarihli Adli Tıp Kurumunca hazırlanan kusur raporunda davacıların murisinin kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/06/2012 tarih ve 2012/17-215 esas ve 2012/413 karar sayılı ilamında destekten yoksun kalma tazminatının geride kalan mirasçıların üzerinde doğduğu, bu nedenle desteği olan kişinin kusurunun geride kalanları etkilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, ancak Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2017 tarihli kararı ile görüş değişikliğine gittiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/17-1315 Esas 2017/1239 sayılı kararında; nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıması gerektiğinin hüküm altına alındığı, iş bu davada destek olan murisin kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu ve yansıma yoluyla bu kusurunun davacıların talep edebileceği tazminata da etki ettiği, hiç kimsenin kendi kusurundan kaynaklanan bir olay nedeniyle karşı taraftan maddi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/16590 Esas 2018/9566 Karar) ve bu itibarla davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri, ayrıca kazanın 13.02.2016 tarihinde gerçekleştiği, sigorta poliçesinin de 16.06.2015 tarihinde keşide edildiği, bu itibarla sigorta genel şartlarında yapılan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına ilişkin düzenlemenin iş bu dava dosyasında uygulanması gerektiği (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/8399 Esas, 2017/7030 Karar), ilgili düzenlemenin A.6 maddesinin d bendinde, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatının teminat dışında kaldığının hüküm altına alındığı, iş bu davada destek olan murisin kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu ve geride kalan murisin mirasçılarının yeni genel şartlara göre destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerinin anlaşıldığı” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının ancak 26.04.2016 tarihinden sonra meydana gelen kazalara uygulanabileceğini, davaya konu trafik kazasının 12.02.2016 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihinde K.T.K’nun 90 ıncı maddesinin yürürlükte olduğunu, ilgili hükümlerin 26.04.2016 tarihli değişiklik ile mülga edildiğini, ilgili kanun maddelerinde yapılan değişikliğin geriye yürümesinin mümkün olmadığını, kaza tarihindeki mevcut kanun hükümlerine göre karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte bulunan K.T.K’nun 90 ıncı maddesindeki hüküm gereğince maddi tazminat konularında … Genel Şartlarındaki hükümlerin değil Borçlar Kanununun uygulanacağını, bu sebeple … Genel Şartlarının A.6 ıncı maddesinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, eldeki davaya uygulanmasının mümkün olmadığını, kaza tarihi olan 12.02.2016’da yürürlükte bulunan kanun hükmü esas alınarak davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığını, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağını, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı … şirketinin, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı … şirketinin zararın tamamından kaza tarihinde geçerli olan trafik sigortası teminat limiti dahilinde sorumlu olacağını, davacıların davalı sigortacıdan destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceğini, her ne kadar kazadan önce 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının değişik A.6 ıncı maddesinin D fıkrasında “destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin” teminat dışında kaldığı düzenlenmiş ise de; bu hususun, kaza tarihinde yürürlükte olan 6704 sayılı yasanın 4 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesi haliyle 2918 sayılı yasanın 92 inci maddesinde sınırlı sayıda sayılan kapsam dışı haller arasında yer almadığını, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı yasanın eski 92 inci maddesi içeriğinde teminat dışı haller arasında sayılmayan bir hususun Genel Şartlarda teminat dışı haller arasında düzenlenerek yasada yer almayan bu hususun sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan davacı 3. kişiler açısından uygulamasının mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Yeni Genel Şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır. Yine sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı teminat kapsamı dışındadır…Somut olayda, davacılar, desteklerinin çift taraflı olarak %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 93. Maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edileceği ve Resmi Gazetede yayımlanacağının düzenlendiği, buna dayalı olarak 01.06.2015 tarihinde … Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği, poliçenin bu tarihten sonra 07/09/2015 tarihinde düzenlendiği, kazanın ise 25.11.2015 tarihinde meydana geldiği, yeni genel şartların yürürlüğe girdiği tarihten sonraki poliçelere uygulanacağı, KTK’nın 90. Maddesi ile “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” düzenlemesi, Genel Şartlar’ın A.6/b maddesi uyarınca “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” teminat dışı bırakılması karşısında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları ortadadır. Açıklanan sebeplerle davacılar, 25.11.2015 tarihinde desteklerinin % 100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da, müteveffa kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden yukarıda belirtilen açıklamalar gereğince davacılar davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacaktır. Mahkeme de desteğin kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden kusuruna denk gelen tazminat talebinin poliçe teminatı dışında olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur.” gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına; özellikle, kaza tespit tutanağı, ceza davası ve dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacıların desteği …’in sevk ve idaresindeki aracın … plakalı araç olduğu, … plakalı aracın ise kazaya karışan karşı araç olduğu, … plakalı karşı aracın davalı … şirketi nezdinde … poliçesi bulunduğu, o halde desteğin sigortalı aracın sürücüsü olmadığı, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre desteğin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince desteğin sigortalı aracın sürücüsü olduğunun kabulü ile desteğin/sürücünün kendi kusurundan kaynaklanan zararların teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, aynı gerekçeyle davacıların karara karşı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği, oysa ki desteğin sürücüsü olduğu aracın davalı … şirketi nezdinde sigortalı olmadığı, buna göre davanın reddine ilişkin gerekçenin isabetli olmadığı, ancak davalıya sigortalı … plakalı karşı aracın sürücüsünün kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, her ne kadar davalıya sigortalı aracın davacıların desteğinin ölümüyle sonuçlanan çift taraflı kazaya karışması sebebiyle davalı … şirketinin sigortalısı olan araç işletenin kusursuz sorumluluğu var ise de, kazanın meydana gelmesinde desteğin tam kusurunun etkili olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirlendiğine göre, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 86 ıncı maddesi gereği davalı … şirketi kazanın tamamen zarar görenin kusurundan kaynaklandığını ispat etmiş olmakla sorumluluktan kurtulması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin sonuç itibariyle isabetli olduğunun anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.