YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10684
KARAR NO : 2023/12485
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2973 E., 2023/1350 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/696 E., 2022/357 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.09.2006 tarihinden sigortalılığın iptali tarihine dek kesintisiz ve sürekli olarak fiilen ve ücret karşılığında davalı işveren Erkalan Demir Ltd.Şti. nezdinde büro işçisi olarak çalıştığını, davacı ile davalı işveren arasında belirsiz süreli iş akdinin mevcut olduğunu, 23.02.2015 tarihinde SGK Afyonkarahisar İl Müdürlüğü Sandıklık Sosyal Güvenlik Merkezince davacının çalışmakta olduğu işyerinde, davacının gıyabında denetim gerçekleştirildiğini, 23.02.2015 tarihinde davacının yıllık izinli olması sebebiyle yapılan teftiş esnasında işyerinde bulunmadığını, davacının adı geçen işyerinde fiilen ve ücret karşılığında çalışmakta olmasına rağmen açıkça usul ve yasaya aykırı işlem tesis edilerek davacının sigortalılığının iptal edildiğini, sigortalılığının iptaline dair kurum işleminin iptali ile davacının işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının sigortalılık süresinden sayılması ve sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, müvekkili tarafından bildirilen gün ve kazançlarda gerçeğe aykırılık bulunmadığını belirtmektedir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince “…Kaldırma ilamı öncesi ve sonrasında dinlenilen tanıklardan; Komşu İşyeri Tanıkları …’nin , …’un, …’ın, …’un beyanları , Bordro tanığı …’nun, …’ın, …’un, …’ın, …’in “ beyanları ile Afyonkarahisar İdare Mahkemesi 18.05.2016 tarih ve Esas nu: …..sayılı kararı dikkate alındığında Davacı …’ın bir hizmet akdine bağlı olarak davalı … Demir İnş. ve Malz. Emlak Taah. Nak. Vinç İşleri San Tic. Ltd. Şti.nin 1000377 003 08-50 sicil numaralı işyerinde 20.09.2006-28.02.2015 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığı, 28.04.2015 tarih ve 2015/HY/61 sayılı Raporun, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan düzenlendiği ve davacının 20.09.2006-28.02.2015 tarihleri arasında geçen sigortalılığının iptal edilmesine ilişkin davalı kurum işleminin iptal edilmesi gerektiği anlaşıldığından Davacının davalı iş veren nezdinde 20.09.2006 – 28.02.2015 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davalı iş veren nezdinde geçen çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği,davalı işveren davayı kabul ettiğinden aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği,” gerekçesiyle ,
“Davacının davasının kabulü ile,
Davacının davalı iş veren nezdinde 20.09.2006 – 28.02.2015 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davalı iş veren nezdinde geçen çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptaline,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, sonradan beyanlarını değiştirdiklerini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, yargılama giderlerinden her iki davalının birlikte sorumlu olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 ncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, sigortalılığın iptaline dayanak denetimde dinlenen tanıkların, davacının işyerinde çalışmadığını belirtmelerine karşılık İlk Derece Mahkemesince alınan beyanlarında çalıştığını belirttikleri, Kurum raporuna dayanak çevre araştırmasında davacının ev hanımı olduğunun belirtildiği, dinlenen tanık beyanları kapsamında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
2.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıkların denetmene verdikleri beyanların imzalı olduğu da gözetilerek bu hususta çelişkinin giderilmesi, benzer şekilde açılmış ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş … 17. İş Mahkemesinin 30.01.2019 tarih ve 2015/560 E-2019/21 K sayılı dava dosyası ile … 5. İş Mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve 2015/906 E-2018/561 K sayılı dava dosyaları ikmal edilip incelenmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.