Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/16801 E. 2023/3533 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16801
KARAR NO : 2023/3533
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/593 Esas, 2016/282 Karar
SUÇ : 2873 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 2873 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2…. (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/593 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanığın 2873 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 1 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi,
1.Olay yerinde herhangi bir uyarı levhası olmadığına ve deniz börülcesi toplamanın yasak olduğunu bilmediğine,

2.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine olay yerine intikal eden milli park görevlileri tarafından, Dilek Yarımadası … Deltası Milli Parkı içerisinde, Batnaz köyü altı mevkiinde, dürbünle yapılan gözlemde 2 kişinin deniz börülcesi toplayıp çuvala istiflediğinin görülmesi üzerine yanlarına gidildiğinde, sanık ile yanındaki eşi inceleme dışı sanık …’nin 7 çuval (210 kg) deniz börülcesi topladıklarının tespit edildiği, haklarında tutanak tutularak suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık, aşamalardaki savunmalarında, … ilçesinde yaşadıklarını, eşiyle birlikte geçimlerini çevreden deniz börülcesi toplayıp pazarlarda satarak sağladıklarını, olay günü de … ilçesinde bu şekilde deniz börülcesi topladıklarını, yasak olduğunu bilmediklerini belirtmiştir.

3.Mahkemece, bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler tarafından özetle; sanık tarafından deniz börülcesi toplanan alanın, milli park ve aynı zamanda 1. derece doğal SİT alanı olan, hazine adına tescilli 49 nolu parsel sınırları içerisinde kaldığı, sanık tarafından deniz börülcelerinin toplanması nedeniyle bu alanların çıplak kaldığını, tekrar eski hale gelmesinin yıllar alacağını, bu süreçte de gelgit nedeniyle toprak kaybı yaşanacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
Sanık, suç yerinde deniz börülcesi toplanmasının yasak olduğunu bilmediğini savunmakta ise de bölgenin 94/5451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile milli park olarak belirlendiği ve bu durumun 08.07.1994 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmak suretiyle kamuya duyurulduğu anlaşıldığından, sanığın bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanığın Sair Temyiz İstemleri İle Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
1.Dosya kapsamına göre, olay yerinin hem Milli Park hem de 1. Derece Doğal Sit Alanı olduğu, ancak 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde davalar birleştirilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi de dikkate alınarak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

2.Karar tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile, 5237 sayılı Kanun’un önödemeyi düzenleyen 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 2873 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı, öte yandan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas,

2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanun’la değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanmasının olanaklı hale getirilmiş olduğu anlaşılmakla; sanığa öncelikle usulüne uygun önödeme önerisinde bulunulması, yerine getirilmemesi halinde ise basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle … (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/593 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Aleyhte temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.