Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/20969 E. 2023/3699 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20969
KARAR NO : 2023/3699
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/674 E., 2015/558 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gerede Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarihli ve 2015/535 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/674 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmasından dolayı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın, barışta ilk kez eylemini gerçekleştirdiği zaman hakkında idarî para cezası kesildiğine, bu idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra yasal süreleri içerisinde yetkili merciilere başvurmayarak bakaya kalma suçunu işlediği sabit olduğundan 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Gerede Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 11.12.2014 tarihli kararı ile hakkında kesinleşmiş idarî para cezası bulunan sanığın 12.06.2015 tarihinde kendiliğinden Askerlik Şubesine müracaat ettiği, böylece bakaya suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasının alınmadığı belirlenmiştir.

3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Gerede Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 11.12.2014 ve 4106 Esas, 37 Karar sayıl sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.

4.İdarî yaptırım kararının 29.04.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.

5.Sanığın 12.06.2015 tarihinde kendiliğinden Askerlik Şubesine müracaat ettiğine dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır.

6.Sanığın askerlik safahatını gösterir belge dosya arasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1.Temyiz dilekçesinin kapsamına göre Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyizle sınırlı olarak yapılmıştır.

2.5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi, sanığın beyanının sonuca etkili olmaması halinde derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, soruşturma evresinde inkar etse bile sonradan duruşmada gerçeğe rücu ederek suçun ikrarı halinde delillerin takdir ve tayini gerekeceği cihetle; Mahkemece, toplanan deliller dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığın savunması tespit edilmeden beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık hakkında, “14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe

giren 6217 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişik 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçları, barışta ilk kez işleyenlerin eylemleri idarî para cezasına dönüştürülmüş olup, suç olmaktan çıktığı, sanığın eyleminin sadece idarî yaptırımı (para cezası) gerektirir nitelikte kabahat fiilini oluşturduğu anlaşılmakla yüklenen fiilin kanun suç olarak tanımlanmamış olması” gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmakta ise de;

Sanığın daha önce yoklama kaçağı kabahati nedeniyle Gerede Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 11.12.2014 tarihli ve 4106 Esas, 37 Karar sayılı kararı ile idarî para cezası ile cezalandırıldığı, kararın doğrudan sanığın MERNİS adresinde 29.04.2015 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra sanığın yargılama konusu edilen eylemi işlediği belirlenmekle birlikte; Gerede Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 11.12.2014 tarihli idarî yaptırım kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkartılması ve bu adreste 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi karşısında doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan idarî yaptırım kararı tebligatının usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından sonucu itibarıyla … olduğu belirlenen beraat kararında bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin temadinin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösterecek biçimde 15.05.2015-12.06.2015 olarak gösterilmesi yerine 14.05.2015 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/674 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.