Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28122 E. 2013/28406 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28122
KARAR NO : 2013/28406
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, … 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 22/05/2007 tarih ve 2006/666 esas, 2007/533 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 23.11.2011 gün ve 2009/21489 esas, 2011/22077 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan yaralama suçuna ilişkin ilam getirtilerek, karar ceza kararnamesi ile verilmişsi, bu hukümlülüğün hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal engel oluşturmayacağı da gözetilip, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülerek tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2011 gün ve 2007/203660 sayılı yazısı ile;
“….Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, sanığın adli sicil kaydında yaralama suçuna ilişkin hükümlülüğünün, ceza kararnamesiyle kurulan bir mahkumiyet olması koşulunda hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına engel oluşturmayacağına ve bu konuda karar yerinde sanıkla ilgili diğer koşulların tartışılmasının zorunluluğuna yönelik Yargıtay 4.Ceza Dairesinin bozma kararının hukuka aykırı bulunduğu ve bozma kararının kaldırılarak … 8 Asliye Ceza Mahkemesinin kararının onamasına karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç ve istek : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2011 tarih ve 2009/21489 E.- 2011/ 22077 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2007 tarih ve 2006/666 E.-2007/533 K. sayılı kararının onanmasına karar verilmesi, itirazen talep ve dosya tebliğ olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, sanığın adli sicil kaydındaki ilamın ceza kararnamesiyle verilmemiş olması nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosya içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve itiraz işleminden sonra mahallinden getirtilen ilamda, … Sulh Ceza Mahkemesinin 06.03.2003 tarihli kararı ile yaralama suçundan sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 456/4. maddesi ve 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca erteli adli para cezası verildiği, kararın 06.02.2004 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi üzerinden 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre dolmadan suç işlenmesi nedeniyle, ceza kararnamesi ile verilmeyen bu ilamın CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturduğu belirlenerek,
Dairemizce verilen 23.11.2011 gün ve 2009/21489 esas, 2011/22077 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
… 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 22/05/2007 tarih ve 2006/666 esas, 2007/533 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçunda TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken, hesap hatası yapıldığı belirlenmiş ise de, temel cezanın TCK’nın 125/3-a maddesinde belirtilen miktarın altında uygulanması nedeniyle sonuca etkili olmadığı ayrıca koşulları bulunmasına karşın direnme suçunda TCK’nın 43/2. maddesi ile hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmamış ve hakaret suçunda temel cezanın TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca 1 yıl hapis veya 1 yıl hapis karşılığı adli para cezası olması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza belirlenmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.