Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/2567 E. 2023/5021 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2567
KARAR NO : 2023/5021
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1149 Değişik İş, 2022/1149 Karar
SAYISI : KIT-2022/1757
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulü / Davanın Kısmen Kabulü
SAYISI : K-2018/17659

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece … kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile … kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.12.2016 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın yapmış olduğu çift taraflı kaza neticesinde araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 113.524,71 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ve başvuru sahibinin %5 sürekli iş göremezlik oranında hesaplanan 25.628,17 TL tutarındaki tazminatın başvuran tarafından kabul edilmediğini, bu nedenle davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde ise başvuru sahibi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.

III…. KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvurunun kabulü ile 106.467,36 TL sürekli iş göremezlik ve 7.057,35 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 113.524,71 TL maddi tazminatın 25.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu poliçede yazılı teminat miktarının tamamının ödenemeyeceğini, sigorta şirketinin davacının gerçek zarar miktarından teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, hesaplamanın muhtemel yaşam sürelerine göre yapılması gerektiğini, 99 yaşa kadar irat hesaplaması yapılmasının ve davacının askerlik döneminin ve çalışma yaşının gözetilmemesinin hatalı olduğunu ve … kararında başvuran vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazların değerlendirilebilmesi için aktüer bilirkişiden alınan 31.05.2018 tarihli ek raporda, beklenen ömür ile muhtemel yaşam süresi ifadelerinin karıştırıldığı, muhtemel yaşam süresinin kişinin tablodaki son yaşına kadar yaşaması olasılığının toplamından ibaret olduğu, yapılan hesaplamanın ve kullanılan formülün aktüerya bilimi açısından uygun olduğu, ücret ve askerlik dönemi için davacının maluliyeti nedeniyle yaşamında fazladan harcayacağı eforun esas alındığı, alınan ek bilirkişi raporunun denetime elverişli ve mevzuata uygun bulunduğu, bu nedenle davalı vekilinin hesap raporuna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı ve … kararında başvuran vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 31.03.2022 tarih, 2021/10640 esas ve 2022/6602 karar sayılı ilamı ile; ”…2-) İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 14/03/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde 15 yaşında olan davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek ve bu yaş baz alınarak “irat yöntemi” ile işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapılmış olduğu, işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin de açık bir şekilde yazılmadığı anlaşılmış olup, bu yönüyle raporun denetime elverişli olmadığı görülmüştür. Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ömür süresi belirlenerek, aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-) Somut olayda, … İtiraz Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda alınan ek bilirkişi raporu benimsenerek davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile … kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, 104.376,15 TL sürekli iş göremezlik ve 7.057,35 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 111.433,50 TL maddi tazminatın davalı … şirketinden 25.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ek bilirkişi raporunda hesaplamanın güncel veriler üzerinden yapılması talep edilmişse de söz konusu bu talebin İtiraz Hakem Heyetince dikkate alınmayarak usul ve yasaya açıkça aykırı karar verildiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalı şirketin sorumlu olmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen … kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan … kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.