Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/3852 E. 2023/11023 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3852
KARAR NO : 2023/11023
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanıktan alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/782 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; aleyhine verilen kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Mahkemece, Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu ticareti suçunu işleyenlerle ilgili yapılan operasyon kapsamında, hakkında soruşturma yapılan sanık …’ın 12.12.2014 tarihinde Emniyet’e gelerek kendisinin 15 yıldır uyuşturucu madde kullandığını, en son ifade verdiği tarihten bir hafta önce esrar maddesi kullandığını bildirdiği, bu nedenle hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/170640 soruşturma nolu dosyasından 29.01.2015 tarihinde 2015/289 nolu olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hakkında 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik programı kapsamında, AMATEM’in 25.11.2015 tarihli 36406 sayılı yazısı ile 6
oturumluk programa dahil edildiği, ancak şahsın tedavi sonucunda uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğinden programın sonlandırıldığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında 14.11.2013 tarihli eylem nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilemediği ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanıldığı, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak tedavi ve denetimin sonlandırıldığı ve 12.02.2016 tarihli iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
1. Sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilen 14.11.2013 tarihli eylemi ile ilgili olarak aynı eylemden dolayı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği ve kesinleştiği, incelemeye konu 12.02.2016 tarihli iddianame anlatımında da 14.11.2013 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir tahlilden bahsedilmediği, sanığın dava tarihi öncesinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle saptanmaması karşısında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasından kurtulmaya yönelik, uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soyut beyanına itibar edilemeyeceği gözetilmeden kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Yukarıdaki (1) nolu bozma nedenine göre, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanıktan alınan örneklerde 15.09.2015 tarihli Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM raporunda sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan ve dosya arasında tahlil sonucu bulunmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde gereğinin takdiri için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/782 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.