Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/5975 E. 2023/5165 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5975
KARAR NO : 2023/5165
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği takdiren reddine karar verilmiştir.

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; zamanaşımı süresi dolmasına rağmen düşme kararı verilmesi yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Askerî Yargıtay’ın daha önce verdiği bozma kararlarında tespit edilen hukuka aykırılıklar göz önünde bulundurulmadan karar verildiğine, öncelikle beraat kararı,

bu mümkün olmaz ise düşme kararı verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi karşısında sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 137 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 04.05.2005 olduğu, bu tarihten itibaren hüküm tarihi olan 20.02.2020 tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2017/277 Esas, 2020/77 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.