Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14038 E. 2023/4749 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14038
KARAR NO : 2023/4749
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/145 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 52 nci maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis cezası ve 50 gün karşılığı 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2019/19827 Esas, 2020/6126 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında; “…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi sebebiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,…” nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/893 Esas, 2020/1057 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5607 Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 10 … hapis cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve kaçak akaryakıtın ve suçun işlenmesine tahsis edilen eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, mağdur olduğuna, mağduriyetinin giderilmesi ve hakkında hükmolunan cezanın kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerinin görev ifası sırasında ,sanık …’in işlettiği oto yıkama iş yerinde temyiz dışı sanık …’ın kullandığı tır vasıflı araca plastik bidonlar ve akaryakıt aktarımında kullanılan huni ile aktarım yapıldığının görülmesi üzerine, olay mahallinde bulunan 47 adet plastik bidonda toplam 1050 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalarda atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.

3.Tutanak düzenleyicisinin beyanları dosyada mevcuttur.

4.Suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen 26.12.2013 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

5.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bozma sonrası gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi durumunda verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır.

6.Sanığın adlî sicil kaydı dosyada mevcuttur.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesi’ne;
a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.” hükmünü içerdiği, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin “1/2” olacağının bildirilmesi gerektiği cihetle, gümrüklenmiş değerinin iki katını bildirir ödeme ihtaratlı davetiye çıkarılarak usulüne uygun tebliğ edilmeyen sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dosya kapsamına göre, Mahkemece sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki, anılan Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasında bulunan “Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya … halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda, mükerrirliğe esas alınan Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarihli ve 2005/1361 Esas, 2006/379 Karar sayılı ilâmına konu karar ile sanığın bıçakla kasten yaralama suçundan 1 yıl 3 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu cezanın anılan Kanun’un 51 inci maddesi gereğince 1 yıl ertelendiği, kararın 11.03.2009 tarihinde kesinleştiği, cezaların infaz edilmiş sayılacağı tarihin 11.03.2010 olduğu, tekerrüre esas alınan bu kararın infazından 3 yıl geçtikten sonra kasten 01.11.2013 tarihinde mahkûmiyete konu suçu işlendiği anlaşılmakla, bu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/893 Esas, 2020/1057 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden

hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.