Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/5315 E. 2023/5184 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5315
KARAR NO : 2023/5184
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2014/1507 Esas, 2015/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın zoralımına ve tasfiyesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2017/14657 Esas, 2020/13682 Karar sayılı ilâmıyla;
7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, nedeniyle sair yönü incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2020/2996 Esas, 2022/1706 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; tekerrüre esas alınan ilamla ilgili uyarlama yargılaması yapıldığı halde mahkeme tarafından uyarlama öncesinde verilen kararın tekerrüre esas alındığına, aramanın usulsüz olduğuna, kısa süreli hapis cezası verilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ve gerekçelendirilmemesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.07.08.2014 tarihinde Tanrıkulu Tütüncülük adlı iş yerine kaçak sigara indirildiği ihbarı üzerine, kolluk görevlilerince ihbara konu yere intikal edildiğinde, dükkanın önünde sanık elinde poşetle görülerek durdurulduğu ve poşette muhtelif markalarda 430 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma ilamı öncesinde alınan savunmasında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını, dükkanına geçerken polis tarafından yakalandığını, ticari amacının bulunmadığını ifade etmiştir. Bozma ilamı sonrasında duruşma günü, Yargıtay ilamı ekli şekilde usulüne uygun olarak şerhli davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen sanığın duruşmaya katılmadığı görülmüştür.

3.Sanığa etkin pişmanlık ihtaratı usulüne uygun olarak yapılmamış ise de, sanığın kaçakçılık suçundan mükerrir olduğu dolayısıyla 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

4.Suç tarihinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda pek hafif değerde kabul edildiği anlaşılmıştır.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden;
Sanığa etkin pişmanlık hususunda gerekli ihtarat yapılmamış ise de 5607 sayılı Kanun’un 5 inci

maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mükerrir olan sanık hakkında aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığından, yalnızca gerekçenin hatalı gösterilmesinin sonuca etkili olmadığından sanık hakkında uygulanan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının iddianamede sevk maddeleri arasında yer aldığı, yine sanığa tebliğ edilen Yargıtay bozma ilamında aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının da yer aldığı anlaşılmakla, bu hususta ek savunma tanınmasına gerek olmadığından bu yönleriyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın yakalanış biçimi, ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı itibarıyla sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu, bu hususların Mahkemenin gerekçesinde değerlendirildiği, dosyada mevcut uzman bilirkişi raporunun yeterli olduğu, sanık hakkında dosya kapsamına uygun tüm lehe hükümlerin değerlendirildiği anlaşılmakla yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın sabıkalı geçmişi ve tekerrüre esas kaydının bulunması göz önüne alınarak Mahkeme tarafından 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Mahkeme tarafından sanığın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine esas alınan ilamının kaçakçılık suçundan uyarlama yargılaması sonucu verilen hüküm olduğu anlaşıldığından bu hususta isabetsizlik görülmemiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2020/2996 Esas, 2022/1706 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.