YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25656
KARAR NO : 2023/10318
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/644 E., 2015/720 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2014/644 Esas, 2015/720 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 5 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi; cep telefonlarının müsaderesine karar verilmesi
gerekirken verilmediğine, sanığa alt sınırdan ceza verilmesinin ve hapis cezasının ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Gümrük İdaresi davaya katılan olarak kabul edildiği halde idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve re’sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın otogara gelen yolcu otobüsünün muavininden bir paket teslim aldığı görülerek, kolluk görevlilerince önleme araması kararı ile sanığa müdahale edildiği, bunun üzerine sanığın pakette cep telefonları olduğunu söyleyerek paketi açıp gösterdiği ve 1 adet Iphone, 3 adet ise Samsung marka faturasız cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda benzer olan savunmasında; söz konusu cep telefonlarını ucuz olduğu için eşi, kendisi ve kardeşleri için aldığını belirterek suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Dava konusu cep telefonları ile ilgili olarak iddianamede müsadere talebinde bulunulmadığı, mahkemece de bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; katılan … İdaresi vekilinin eşya müsaderesine yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
1.Ele geçen 4 adet cep telefonunun kişisel ihtiyacın üzerinde ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla; sanığın cep telefonlarını ticari maksatla bulundurduğunun kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Cep telefonlarının kaçak olup olmadığı hususunda görüşüne başvurulan bilirkişinin polis memuru olup, konunun ne şekilde uzmanı olduğu anlaşılamadığı gibi bilirkişi raporunun imei numaralarının Bilgi Teknolojilerine İletişim Kurumundan yapılan sistem sorgu sonucunu da içermediği ve yetersiz olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu cep telefonlarının imei numaralarının kayıtlı ya da klonlanmış olup olmadıkları hususunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yazı yazılmadan eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi,
3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası
gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2014/644 Esas, 2015/720 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.