Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13229 E. 2023/4290 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13229
KARAR NO : 2023/4290
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarih ve 2013/665 Esas, 2013/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 11 … hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile

cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarih ve 2013/665 Esas, 2013/567 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/9988 Esas, 2021/4040 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Temel cezada TCK’nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanığın kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanunun 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
3-Sanıktan7254 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesi kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiilin kabul edilmesi gereken önemi sebebiyle daha az oranda teşdit uygulanması hakkaniyete uygun olacağı halde fazla miktarda teşdit uygulanarak sanığa fazla ceza tayini,
4-UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan açılan başka bir kamu davasında Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesince 2013/1093 E. 2014/83 K. sayılı “mahkumiyet” hükmü verildiğinin tespit edilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle bu dosyalar arasında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre yargılama süreçlerinin akıbeti ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi zorunluluğu,
5-Gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’ un 44 üncü maddesi delaletiyle 5607 sayılı Kanun’a

muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 … hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve 2022/89829 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sigara satma işini bırakıp hayatını düzene koymaya çalıştığı gerekçesi ile kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1…. isimli şahsın “Dumlupınar Mahallesi Prof. Muammer Aksoy Caddesi no:28” sayılı adreste kaçak sigara satışı yaptığı bilgisi üzerine, Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararı ile 27.08.2013 tarihinde iş yerinde sanığın huzurunda yapılan aramada 7254 paket kaçak sigara ile 18.000 gram kaçak çay ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesinde savunmasında suça konu sigaraları ve çayları satacağını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Suça konu eşyaların gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,

1.Temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu, buna göre hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında değişiklik yapıldığı, sanığın eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki

“Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.09.2013 olduğu,
Dairemizin aynı gün incelenip keşinleşen 2022/10987 Esas sırasında kayıtlı, İskenderın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23.07.2013 iddianame düzenleme tarihinin 12.09.2013 olduğu,

Sanığa ait temyiz edilmeden kesinleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1101 Esas, 2021/1675 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 02.09.2013 ve 23.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.09.2013 olduğu,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, derdest dosyaların incelenmesi, gerektiğinden birleştirilmesi sanığa ait kesinleşen dosyanın ise getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.