YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14806
KARAR NO : 2023/9326
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
KANUN YARARINA BOZMA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
İNCELEME KONUSUKARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
YOLUNA BAŞVURAN Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık … hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli ve 2012/325 Esas, 2013/277 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/28839 Esas, 2015/9347 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma sonrası yapılan yargılamada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararıyla sanığın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un 8 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para
cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 nci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/7745 Esas, 2019/35910 Karar sayılı ilâmıyla; Gümrük idaresi vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmekle kesinleştiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2020 tarihli yazısı ile 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler gereğince hükümlüye ait ilâmın yeniden incelenerek hukukî durumunun değerlendirilmesi, ilamın infaz edilip edilmeyeceği veya infazın durdurulup durdurulmayacağı hususunda talepte bulunulmasına istinaden talebin kabulü ile infazın durdurulmasına karar verildiği, uyarlama yargılamasının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1272 Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2022 tarihli ve 12.05.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/43857 ve 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58028 sayılı Tebliğnameleri ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/43857 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“…5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’un, anılan Kanun’un 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 50 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2013 tarihli ve 2012/325 esas, 2013/277 sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/05/2015 tarihli ve 2014/28839 esas, 2015/9347 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanığın, anılan Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2016 tarihli ve 2015/210 esas, 2016/40 sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi.
7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1272 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2013 tarihli ve 2012/325 esas, 2013/277 sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi gereğince 3.000,00 ve 80,00 Türk lirası adlî para cezalarının sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezalarına hükmolunmasında isabet görülmemiştir….” şeklindeki gerekçelere dayandığı,
Dairemizin 26.10.2022 tarihli 2022/4147 Esas, 2022/15115 Karar sayılı tevdii kararı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58028 sayılı kanun yararına bozma isteminin ise; “…İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2016 tarihli kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2018/7745 Esas, 2019/35910 karar sayılı ilâmıyla red kararı verilmek suretiyle kesinleşmesi sonrası 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1272 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir…”şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dairemizin 16.10.2019 tarihli ve 2018/12968 Esas, 2019/36269 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında red kararı ile kesinleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/210 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına ilişkin olarak, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2020 tarihli yazısı ile 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler gereğince hükümlüye ait ilamın yeniden incelenerek hukukî durumunun değerlendirilmesi, ilâmın infaz edilip edilmeyeceği veya infazın durdurulup durdurulmayacağı hususunda talepte bulunulması üzerine, talebin kabulü ile infazın durdurulmasına karar verildiği, uyarlama yargılamasının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1272 Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu, uyarlama yargılaması ile kesinleşmiş hükmün tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kalkacağı ve kesinleşen hükmün geçerliliğini kaybedeceği, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrasında düzenlenen aleyhe değiştirme yasağının ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin koşullarının oluşup oluşmadığının halen derdest olan uyarlama yargılaması sırasında değerlendirilebileceği, uyarlama yargılaması sonuncunda verilecek mahkûmiyet hükmünün, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un (5252 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra kesinleştiği gözetilerek, bu tarihten sonra yapılan uyarlama yargılaması sonunda verilen kararlara karşı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 101 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince itiraz yolunun açık olduğu, bu haliyle kesinleşmiş bir kararın varlığından söz edilemeyeceği ve anılan kararın kanun yararına bozma istemi konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamelerdeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.