Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/332 E. 2023/2961 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/332
KARAR NO : 2023/2961
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/372 E., 2021/370 K.
SAYISI : 2021/İHK-14974
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü – İtirazın reddi
SAYISI : K-2021/22299

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) poliçesi ile sigortalı aracın 27.04.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından 78.812,62 TL ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bila tarihli dilekçeyle talebini 275.229,15 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, başvurunun usulden reddi gerektiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına hükmedilemeyeceği, sigortalının kusuru oranında sorumlu bulundukları, emniyet kemeri takılı olmadığından belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiği dava konusu olay nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, davalı şirketin temerrüde düşürülmediği, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulüyle 275.229,15 TL tazminatın 09.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, başvurunun usulden reddi, kusur durumunun tespiti, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan miktarın 1/5’i olması gerektiğini ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, davacı yolcu olduğundan kusur raporu alınmamasında isabetsizlik olmadığı, davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığı iddiasını ispata yarar delil bulunmadığı, yargılama giderleri arasında hükmedilen rapor ücretinin makul giderlerden olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, başvurunun usulden reddi gerektiği, kusur durumunun tespit edilmesi, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan miktarın 1/5’i olması gerektiği, … kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 87, 88, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Davaya konu kazanın meydana geldiği 27.04.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas- İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde ” omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır,” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.

Diğer yandan, raporda “nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” nedeniyle davacının %5 oranında malul olduğu tespit edilmiştir. Raporun incelenmesinden heyette beyin cerrahı uzmanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının fiziksel bulgularının yanında kafa travmasına bağlı tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde beyin cerrahı uzmanı ve nöroloji uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

3. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.