YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20477
KARAR NO : 2023/5740
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/523 E, 2016/33 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılan vekilinin 18.02.2016 havale tarihli itiraz dilekçesiyle ilgili olarak, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2016/628 Değişik İş sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve katılan vekilinin başkaca bir temyiz talebi bulunmadığı belirlenerek, sanığın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 12.01.2016 tarihli ve 2014/523 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adli emanetin 2013/348 sırasında kayıtlı bir çift ayakkabının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suç işleme kastı olmadığına, hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.10.04.2013 tarihinde Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan ihbarda; İstanbul’dan Aras Kargo şubesine gönderilen 20-22 adet koli içerisinde kaçak eşyalar bulunduğunun bildirilmesi üzerine, kolluk görevlilerinin suç tarihinde ilgili kargo şubesine gittikleri ve ihbara konu kolilerin geldiğini tespit ettikten sonra bir süre bekledikleri, saat 11.30 sıralarında hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen …’ın kargodan, ihbara konu kolileri alıp 35 … 70 plakalı araca yüklediği, daha sonra kolluk görevlilerinin koliler içinde ne olduğunu ve bu eşyaların faturasının bulunup bulunmadığını sordukları, …’in bu eşyaların eniştesi olan sanık …’a ait olduğunu beyan etmesi üzerine, 35 … 70 plakalı araç ile sanık …’ın emniyete davet edildiği, …’in bu koliler içindeki eşyaların kendisine ait olduğunu ancak fatura ve irsaliyelerinin olmadığını beyan etmesi üzerine sanığın rızası ile teslim ettiği 22 kolinin muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Bu şekilde herhangi bir arama ve el koyma kararı olmaksızın 22 koli açılarak yapılan tespit ve sayımlarda toplam 550 çift taklit Nike markalı spor ayakkabı ele geçirilmiştir.
3.Rızaen teslim muhafaza altına alma ve yakalama tutanağı 11.04.2013 tarihinde saat 13:25’te imzalanmış ve sanık … malların sahibi olarak bu tutanağı imzalamıştır.
4.Bu aşamalardan sonra saat 13:30’da nöbetçi Cumhuriyet savcısının telefon ile aranarak talimatlarının sorulduğu ve alınan talimatlar doğrultusunda soruşturmanın yürütüldüğü anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 116 -119 ıncı maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş bir arama kararı olmaksızın ihbar üzerine bir kargo şubesine gidilip İstanbul’dan gönderilen koliler içerisinde bulunan toplam 550 çift taklit Nike markalı spor ayakkabıyı sanığın kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği belirtilmiş ise de; sanık ve suça konu ayakkabılar konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usûl ve Kanun’a aykırı olduğu ve ele geçen deliller de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak
mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 12.01.2016 tarihli ve 2014/523 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.