Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2883 E. 2023/6653 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2883
KARAR NO : 2023/6653
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1303 Esas, 2022/242 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/384 E., 2021/146 K.

Taraflar arasındaki bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin profesyonel yatırımcı olmaması nedeni ile davalı banka görevlilerinin iknaları sonucunda kârlı bir yatırım aracı olduğuna inandırılması sonucunda “Menkul Kıymet Transfer Talimatı” başlıklı belgeyi imzaladığını, davacının Eurobond yatırım aracının Euro para birimine dayalı olduğuna inandığını, bu nedenle banka tarafından tek taraflı olarak hazırlanan genel işlem şartlarını içeren belgeleri değerlendirme fırsatı bulamadığını, yatırım aracının 2043 vadeli olduğunun söylenmediğini, davacının profesyonel yatırımcı olmaması nedeni ile parasını USD para birimi olarak tuttuğunu, oysa ki belirtilen yatırım aracının yüksek riskli ürün olduğunu, bu şekilde uzun vadenin müvekkilini zarara soktuğunu, davacının parasının iradesi doğrultusunda USD mevduat hesabında tutulmayarak Eurobond’a aktarılmasından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının davalı banka nezdindeki 121.000,00 USD’nin davalıdan tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca işleyecek faiziyle bulunacak miktarın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, işlemlerin davacının rızası, talimatı ve imzasıyla yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Hükme esas alınan bilirkişi raporu detaylı ve yerinde incelemeye dayanmayıp davalı banka yetkili ile yapılan telefon görüşmesi doğrultusunda hazırlandığını, bilirkişi heyetinin banka kayıtları üzerinde inceleme yapmaması nedeni ile müvekkilinin hangi hesapta ne kadar mevduatının bulunduğu, hangi hesabın hangi tarihte ne şekilde kapatıldığı hususlarının açıklığa kavuşturulamadığını, yeniden bilirkişi raporu aldırılması yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin 2019 yılı itibariyle 85 yaşında olması ve 2043 yılında itfa olacak bir yatırım aracına yatırım yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı iddiasının irdelenmediğini, vade sonunun 1940 veya 1943 rakamlarına benzer bir tarih yazılı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından imzalatılması gereken formların mevzuat çerçevesinde davacıya imzalatıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının rızası dışında iradesinin fesada uğratılarak Eurobond alımına yönlendirilerek işlem gerçekleştirildiği hususunun ispat edilemediği, davacının davalı nezdinde vadesiz USD ve TL mevduat hesapları ile yatırım hesabının mevcut olduğu, dava konusu ürünün alım ve satım işlemlerinin davacıya ait USD hesabı üzerinden gerçekleştirildiği, davaya konu Eurobond işlemlerinin alımı-satımı ile ilgili işlemlerin davacının yazılı talimatı ile gerçekleştirildiği, davalının talimatsız olarak yaptığı herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebep ve gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.