YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7885
KARAR NO : 2023/5745
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 E., 2022/278 K.
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı kadın vekili
Taraflar arasındaki katılma alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekili ve davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı kadın vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı erkek vekili 01.10.2019 tarihli dilekçeyle talep miktarı toplam 56.565,24 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.04.2013 tarih ve 2009/865 Esas ve 2013/252 Karar sayılı kararı ile, tasfiyeye konu edilen mal varlıklarından sadece davalı … adına banka mevduat hesabında bulunan miktardan davalı adına kıdem tazminatı olarak yatırılan miktarın mahsubu ile bakiye miktar olan 42.454.07 TL’nin edinilmiş mal niteliğinde ve tasfiyeye tabi olduğu, davacının 21.227.03 TL katılma alacağı bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 21.227.03 TL alacağın 31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.06.2014 tarih ve 2013/14162 Esas, 2014/12725 Karar sayılı kararı ile, davalının hesabına 02.07.2007 tarihinde yatırılan 15.500,00 TL’nin kişisel mal olup olmadığının araştırılmadığı; kıdem tazminatı bordrosunda davalının 39.902,00 TL ödemeye hak kazandığının bildirildiği, davalının hesabına 41.992,00 TL yatırıldığı, aynı hesaba yardım sandığı ödemesi ve temettü olarak 2007 yılında 8.600,00 TL de ilave edildiği, Mahkemece açıklanan bu paraların kaynağının araştırılmadan davalının kişisel malı olup olmadığının belirlenmediği; davalının emekli ikramiyesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 228 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kişisel mal ve edinilmiş mal olan bölümleri belirlenmesi gerekirken emekli ikramiyesi kişisel mal kabul edilmek suretiyle tasfiye dışı tutulması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu yönün bozma nedeni yapılmadığı; katılma alacağı hesabında tasfiye tarihi, katılma alacağına karar tarihi olan 04.04.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken boşanma kararının kesinleştiği 31.05.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemenin 01.10.2015 tarih ve 2014/778 Esas, 2015/578 Karar sayılı kararı ile, tasfiye tarihi olan boşanma dava tarihinde bankalarda davalıya ait her hangi bir mevduata rastlanmadığının tesbit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 21.227.03 TL alacağın 31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.03.2018 tarih ve 2016/2012 Esas, 2018/9982 Karar sayılı kararı ile, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, yardım sandığından davalının hesabına yatırılan tasfiye ödemesi ve temettü ödemesi adı altından yatırılan paraların kaynağının araştırılmadığı, yatırılan bu paraların neye istinaden ödendiği ve kaynağı araştırılarak kişisel mal olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre katılma alacağının hesaplanması gerektiği belirtilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan sebeple bozulmasına; davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemenin 28.11.2019 tarih ve 2018/429 Esas , 2019/755 Karar sayılı kararı ile, yardım sandığından gelen belgelere göre davalının 20.04.2007 tarihindeki istifa ederek üyeliğini sonlandırdığı, 17 yıl 11 aylık 2.578,21 TL aidat bedeli ile 5.521,55 TL yıllık kar payı tahakkukları karşılığı olmak üzere toplam 8.099,76 TL’nin 20.04.2007 tarihinde banka hesabına yatırıldığı, 28.05.2007 tarihinde 3.395,68 TL ve 09.05.2008 tarihinde 1.287,28 TL temettü ödemesinin de banka hesabına yatırıldığı, aidatların üye tarafından belirlenen miktarının maaşından kesinti yapılması suretiyle sandık hesabına aktarıldığı, bu aidat bedellerinin değerlendirilmesi ile de kar payının oluştuğu, evlilik öncesi birikim ve kar paylarının davalının kişisel malı olduğu, evlilik birliği içindeki birikim temettü ve tasfiye ödemesinin ve kar paylarının edinilmiş mal olduğu, edinilmiş mal miktarının 37.491,00 TL olduğu, bunun yarısı 18.745.83 TL’sinin davacının katılma alacağı olduğu, bu miktarın muhtemel karar tarihine kadar tüketici fiyat endeksleri yıllık değişim oranları baz alınarak güncellendiğinde davacının 56.565.24 TL katılım alacağı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 56.565,24 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara karşı, süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarih ve 2020/1598 Esas, 2021/2094 Karar sayılı kararo ile, Mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşeceği, Mahkemenin bozma öncesi davanın kısmen kabulüyle 21.227,03 TL alacağın tahsiline dair ilk hükmün sadece davalı tarafından temyiz edildiği, davacının hükmü temyiz etmediği gözetilmeden, usulî kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak önceki hükümden daha fazla miktar olan 56.565,24 TL alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece, 21.227,03 TL katılma alacağının tasfiye tarihi olan 28.11.2019 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken usulî kazanılmış hak ilkesine aykırı olacak şekilde karar verilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan sebeple bozulmasına; davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar davacının 56.565,24 TL katılma alacağı bulunmakta ise de, davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hakka göre 21.227,03 TL katılma alacağının 28.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili ve davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 24.04.2022 tarih ve 2022/9789 Esas, 2023/1889 Karar sayılı kararı ile, temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı belirtilerek taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına davalı kadın vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı kadın vekili karar düzeltme dilekçesinde; bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği araştırma yapılmadan karar verildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının 18.745,83 TL katılma alacağının belirlendiğini, fazla alacağa hükmediliğini, faiz hesabı ve oranının hatalı olduğunu, yardım sandığından ödenen paranın kişisel mal olduğunu, kişisel mal olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, evlenme tarihinden önce olan birikimlerin kişisel mal olduğunu, edinilmiş mal miktarının hatalı belirlendiğini, davacının işten ayrılması nedeniyle aldığı tazminat ve paraların hesaplamaya dahil edilmediğini, davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olunduğunu, faizin başlangıcının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, kişisel mal savunması ve ispatı, faizin belirlenmesi, usulî kazanılmış hakka uygun karar verilip verilmediği ve alacak miktarı noktasında toplanmaktadır. Dava, katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi, 176 ıncı maddesi ve devamı, 190 ıncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi; 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası . Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup, temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere göre karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Karar düzeltme talebinin REDDİNE,
1086 sayılı Kanun 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren1.470,00 TL para ceza ile 562,65 TL karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyenden tahsiline,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.