Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3753 E. 2023/10249 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3753
KARAR NO : 2023/10249
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1075 E., 2022/394 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2013/404 Esas, 2015/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanık…hakkında ise atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine, suç konusu telefonların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan vekili, sanık…müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2020/6231 Esas, 2021/14263 Karar sayılı ilâmıyla temyiz dışı sanık…hakkındaki beraat hükmünün düzeltilerek onanmasına, sanık … hakkında ise 5607 sayılı Kanun’da 7242 sayılı Kanun’un 62 nci ve 63 üncü maddesi gereğince yapılan değişiklikler nedeniyle değerlendirme yapılması ve basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesindeki zorunluluk nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/1075 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararıyla sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince hapisten çevrili 2.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu telefonların müsaderesine karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.02.2023 tarihli ve 2022/118791 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın cezasında “pek hafif” değer nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğine, katılan kurum lehine karar tarihinde geçerli maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğine ve re’sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan yol arama ve kimlik kontrolü faaliyeti sırasında bir kargo firmasına ait 21 GG … plakalı araçta yapılan aramada göndericisi sanık … olan 85 adet kaçak Samsung marka cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi savunmasında, olay tarihinde tanımadığı ve Irak ülkesine gidip gelen şahıslardan tanesini 10,00 TL olmak üzere 85 adet cep telefonu aldığını, telefonları akrabalarına ve Diyarbakır ilindeki arkadaşlarına hediye etmek istediğini, ticari bir amacının olmadığını, halen Uludere ilçesinde işyeri olduğunu, arızalı telefonların tamir işlemlerini Diyarbakır ilinde teknik servis işi yapmakta olan …e yaptırdığını, kendisine tamir ettirmek amacıyla bir çok kez faturalı telefon gönderdiğini, ancak yakalanan telefonları bilgisi dışında kendisine gönderdiğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise kendisine bildirilen kamu zararı ve gümrüklenmiş değerin iki katını maddi durumu nedeniyle ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Temyiz dışı sanık…ise savunmasında, … isimli şahsı işyerine birkaç kez tamir amaçlı ikinci el telefon getirmiş olması nedeniyle tanıdığını, bahse konu kaçak cihazları niçin kendi işyerine kargo ile gönderdiği hususunda ise bilgisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4.Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun 13.11.2014 tarihli yazısı ve sanıkta ele geçen cep telefonlarının www.mcks.gov.tr adresinden yapılan cihaz İMEİ sorgu sonuçlarını gösterir belge dava dosyasında mevcuttur. Bu rapora göre cep telefonu modellerinin içeriğinde yazan İMEİ adresleri ile mobil cihaz kayıt sistemi üzerinden yapılan İMEİ sorgulamasında çıkan İMEİ adreslerinin uyuşmadığının, söz konusu cihazların elektronik kimlik bilgilerinin değiştirilmiş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde bulunmakta olup, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre suça konu telefonların gümrüklenmiş değerlerinin “pek hafif” olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

6.Dosyada bulunan 07.04.2014 tarihli makbuza göre sanığın bozma öncesinde Gümrük İdaresi tarafından kamu zararı olarak bildirilen ancak taşıma, yazışma, posta, depolama ve imha giderleri toplamı olan 476,20 TL’yi ödediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak telefonları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Dosyanın fiziken incelenmesinde 23.03.2022 tarihli ve sanığın segbis aracılığıyla hazır bulunduğu anlaşılan son celseye ait iki adet duruşma tutanağının bulunduğu anlaşılmış ise de UYAP ortamında da kayıtlı bulunan ve elektronik olarak imzalanan duruşma tutanağında 5607 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan ödeme ihtarında sanığın daha önce 07.04.2014 tarihli makbuzla ödediği anlaşılan 476,20 TL’nin gümrüklenmiş değerin iki katı ve gümrük vergilerinden oluşan kamu zararından mahsup edilmesi sonucu bulunan 21.589,80 TL ve 9.706,80 TL’nin ihtar edilmesine rağmen sanığın ödeme gücünün olmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamayacağını beyan etmesi karşısında Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

3.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren ve hakkında katılma kararı verilen Gümrük idaresi lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1075 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.