YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12776
KARAR NO : 2023/9913
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/824 E., 2023/329 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile sanık … ve temyiz inceleme dışı sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 7 … 20 gün hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar ve malen sorumlu tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/7378 Esas, 2022/10026 Karar sayılı ilâmıyla;
7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanıklar lehine olması,
gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi gerektiği,
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/824 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 … hapis ve 625 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bozma öncesi sanık hakkında verilen 2 yıl 7 … 20 gün hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, aleyhe bozma yapılamadığından sanığın 2 yıl 6 … hapis ve 500 gün üzerinden 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz nedenleri; haksız olarak aldığı cezanın bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık vasisinin temyiz nedenleri; hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşmayan cezaya hükmedildiğine, sanığın suç işlemediği halde cezalandırıldığına, arama kararı olmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, katılan lehine dilekçe yazım ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.22.04.2014 tarihinde önleme araması kararına istinaden yol uygulamasında durdurulmak istenen 05 FM 547 plakalı aracın kaçtığı, takip sonucu yakalandığında sanığın sevk ve idaresindeki araçta yanında temyiz inceleme dışı … ile 1397 karton gümrük kaçağı sigara ile yakalandıkları anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma ilamı öncesinde alınan savunmalarında, aracı malen sorumludan haricen satın aldığını, kendine ait araca yüklediği sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiş, bozma ilamı sonrasında ise araçta bulunan …’un talebi üzerine aracı kullandığını, araçta kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu reddetmiş, gümrük vergilerini ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemeyeceğini belirtmiştir.
3.Bozma ilamı sonrasında temyiz inceleme dışı …’un beyanı alınamadığından hakkında tefrik kararı verilerek yargılamanın sanık … yönünden devam ettiği görülmüştür.
4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrası yargılamada ise sanığa etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği görülmüştür.
5.Suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin normal değerde kabul edildiği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmıştır.
6.Malen sorumlu … bozma ilamı öncesinde aracın gerçekte …’a ait olduğunu, ara sıra aracı kullandığını, olay günü de araç kendisinde bulunduğu sırada aracı emaneten verdiğini, kaçakçılık olayından haberdar olmadığını, sanık …’un aracı satın almak istediğini ancak henüz satmadığını, sanıklardan şikayetçi olmadığını ifade etmiştir. Beyanında adı geçen …’un da bozma öncesinde dinlendiği, benzer beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Malen sorumlulara 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesi ve devamında yer alan yasal haklarının hatırlatıldığı, katılmaya dair taleplerinin ve bu hususta verilen bir kararın olmadığı cihetle bozma ilamı sonrasında dinlenilmemiş olmaları usuli eksiklik olarak görülmemiştir.
7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, yakalanış şekli, sanık savunması, ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin, sanığın ve vasisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.Sanık hakkında bozma ilamı öncesinde verilen ilk kararda sanığın 2 yıl 7 … 20 gün hapis ve 500 gün karşılığı 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, temyize konu son kararda ise 2 yıl 6 … hapis ve 625 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ilk hükümde son hükme göre hapis cezası yönünden 1 … 20 gün, son hükümde ise ilk hükme göre adli para cezası yönünden 125 gün fazla cezaya hükmedildiği, aleyhe bozma yasağı gereği kazanılmış hakkın hapis cezasındaki fazlalık çıkarıldıktan sonra 575 gün karşılığı adli para cezası olduğu, bunun üzerinden infaz ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kazanılmış hak gereği 500 gün karşılığı adlî para cezasına karar verilmesi hususu hukuka aykırı
bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/824 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin, sanığın ve sanığın vasisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği,
1.Hükmün (7) numaralı bendinin çıkartılması, yerine gelmek üzere “bozma ilamı öncesi sanık hakkında 2 yıl 7 … 20 gün hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, aleyhe bozma yasağı gereği sanık hakkında sonuç olarak 2 yıl 6 … hapis ve 575 gün karşılığı adli para cezası olarak infazına” ibaresinin eklenmesi,
2.Hükmün (8) numaralı bendinde yer alan “500 gün” ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere “575 gün” ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün (8), (9) ve (10) numaralı bentlerinde yer alan “10.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere “11.500,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.