YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/19293
KARAR NO : 2023/11375
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Vekaletnameli müdafii tarafından yetkilendirilen avukata yapılan tebligatın bu müdafiye yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı, yapılan tebligatın geçerli olduğu, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin süresinden sonra olması nedeniyle, sanık açısından temyiz davası açma olanağının yitirildiği sonucuna varılabilir ise de, Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan; herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 13 üncü maddesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar ve de temyize konu olayda olduğu gibi, müdafinin tefhim edilen hükme karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığı sorumlu tutmanın, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı hususu dikkate alındığında, müdafii huzurunda sanığın yokluğunda verilen 05.09.2023 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin, kamu davasının asli bir sujesi ve tarafı, diğer bir ifadeyle cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi, sanığın hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunmaması halinde mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize iade edilmek üzere, esası incelenmeyen dosyaya ilişkin kararın tebligat işlemleri için Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanıklar …, Arzu, Gökhan ve Nusret hakkında kurulan hükümler yönünden;
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2023 tarihli ve 2022/444 Esas, 2023/198 Karar sayılı kararının sanıklar Arzu, … ve Gökhan müdafileri ile sanık … taraflarından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce sanıklar …, Arzu, Gökhan ve Nusret hakkında bir karar verilmediği gibi, 5235 sayılı Kanun’un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, İlk Derece Mahkemesinin ilk hükmünün 05.09.2023 tarihinde verilmesi ve anılan dava konusu karar
yönünden daha önceden sanıklar …, Arzu, Gökhan ve Nusret hakkında Yargıtayca verilmiş bir bozma kararının da bulunmaması karşısında, anılan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu istinaf talebinin görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından, sanıklar …, Arzu, Gökhan ve Nusret hakkında istinaf talebi ile ilgili karar verilmek üzere dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.