Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/4248 E. 2023/11418 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4248
KARAR NO : 2023/11418
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 Esas, 2021/374 Karar
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gündoğmuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2013 tarihli ve 2013/89 Soruşturma, 2013/33 Esas, 2013/14 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Gündoğmuş (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.01.2014 tarihli ve 2013/18 Esas, 2014/4 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. Sanığın temyizi üzerine kararın, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/1438 Esas, 2020/2143 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının takdiri için Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/137 Esas, 2020/106 sayılı Kararı ile bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
5…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/67 Esas, 2021/374 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde, somut olayda müvekkilinin menfaati ve suç kastı bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Gündoğmuş PTT müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak çalışan sanığın, tapu iptali ve tescil davasına ilişkin gerekçeli karar içeren tebligatı, muhatabın adreste bulunmaması nedeni ile iade etmesi gerekir iken muhataba bizzat tebliğ edilmiş gibi işlem yapmakla kararın kesinleşmesine neden olmak şeklindeki eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde PTT dağıtıcısı olan sanığın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11 inci maddesinin (d) bendi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/67 Esas, 2021/374 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.