YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3860
KARAR NO : 2023/11595
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/201 E., 2016/111 K.
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/111 sayılı Kararının sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar gören SGK vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ikna suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan SGK’nın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2015 tarihli ve 2015/9172 Soruşturma, 2015/3844 Esas, 2015/276 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/111 sayılı Kararı ile sanığın ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluğuna ayrıca 3 yıl süreyle ifa ettiği memuriyet görevini kullanmasının yasaklanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.O yer Cumhuriyet savcısı; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasına uyduğu halde 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğinden bahisle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair kanıt bulunmadığına, şikayetçinin veya kamunun zarar görmediğine, alt hadden uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C.Katılan SGK vekilinin temyiz sebepleri; Kurum’un dava ve duruşmalardan haberdar edilmediğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasındaki icbar suretiyle irtikap suçu kapsamında bulunduğuna dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarım sigortalısı olan ve SGK’ya başvurarak emeklilik talebinde bulunan şikayetçinin, tanık … ile birlikte suç tarihinde … SGK İl Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni unvanıyla muhasebe yetkilisi yardımcısı olarak çalışan sanığın yanına gittiklerinde “senin işin olmadı, komisyona girecek. Komisyondakilere 1.000’er TL vereceğim. Komisyona 7 kişi giriyor, toplam 7.000 TL vereceksin. Cumadan önce getireceksin” demesi üzerine; şikayetçinin 24.10.2014 tarihinde …’nın yanında söz konusu parayı sanığa verdiği, …’un şikayetçi olmasından sonra sanığın aldığı parayı yasal faiziyle ödediği somut olayda; sanığın kurumda görevli komisyona para vereceğini söyleyerek 7.000 TL alması şeklindeki eylemi nedeniyle hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan kamu davası açılmış, Mahkemece; atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
… SGK İl Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni unvanıyla muhasebe yetkilisi yardımcısı olarak görev yapan sanık hakkında şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeniyle ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; ikna suretiyle irtikap suçunun kamu görevlisinin görevinin sağladığı güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenebileceği, somut olayda sanığın veri hazırlama kontrol işletmeni olup emeklilik işlemlerini yapma görevinin bulunmadığı, şikayetçinin, emeklilik işlemleri için sanığa başvurduğunda, sanığın, görevine girmediği halde “Tamam sen kaygısız ol bundan sonrası bana ait” diyerek güvenini kazanması, birkaç gün sonra komisyondaki kişilere 7.000 TL vereceğini söyleyerek bu parayı alması ve daha sonra emeklilik işlemlerinin olmaması nedeniyle şikayetçiye parayı kısımlar halinde geri ödemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması sırasında hüküm fıkrasında indirim oranının gösterilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması sırasında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “… cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir” şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup bu sürenin sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan hükmedilen 2 yıl 11 ayı geçemeyeceği gözetilmeden 3 yıl süreyle ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki tüm hak ve yetkileri kapsayacak şekilde karar verilmesi suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/111 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan SGK vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sübutu kabul edilen eylemin TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kanaatinde olduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kabulüne iştirak edilmemiştir.