YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9544
KARAR NO : 2023/9466
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/270 E., 2023/134 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 08.09.1998 ile 08.08.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak davalıya ait giyim mağazasında tezgahtar olarak çalıştığını, 1998 den 2003 tarihine kadar sigortasız, 2003’den sonra da eksik sigorta bildirimi yapılarak çalıştığını, davalı işverenin davacıya hizmet süresini ya hiç bildirmediğini ya da eksik bildirdiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davacının davalı işverenin yanında 08.09.1998-08.08.2011 arasındaki SGK’ya hiç bildirilmeyen ya da eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespitine, yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi ile dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının, kurum aleyhine açtığı bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğun, 506 sayılı Kanunu’nun 2 ve 6 ncı maddeleri uyarınca hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir şekilde çalışmanın da varlığı şartının gerektiğini, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin olmadığı durumda, işyerinde tutulması gereken ücret bordrolarına, prim tahsilat makbuzlarına ya da aynı dönemde yani iş yerinde ya da komşu iş yerlerinde çalışan kişilerin tanıklığına başvurulmasını, bu durumun davacı tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davacının diğer davalı iş yerinde iddia ettiği dönemlerde çalışmasının olmadığını ve iddia ettiği dönemin zamanaşımına uğradığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davacının iddia ettiği tarihlerde değil 16.06.2003 tarihinde işe başladığını, davacının iş yerindeyken davalının eşine ve gelinine müşterilerin önünde hakaret ettiğini, bunun üzerine davalı ve orada bulunanların tutanak tuttuğunu, aynı gün davacının istifa ve ibranamesini vererek işten ayrıldığını, daha sonra iş yerine tekrar gelerek 16.06.2003-05.08.2011 tarihleri arasında çalıştığını kabul eden belgeyi imzaladığını davacının SGK kayıtlarında dışında davalı iş yerinde bir çalışmasının bulunmadığını, bu nedenle iddialarının haksız olduğunu, davanın nitelik itibariyle zamanaşımına uğradığını, açıklanan zamanaşımı ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.10.2014 tarihli ve 2011/472 Esas, 2014/391 Karar sayılı kararıyla; “-1-Davacının davasının kısmen kabulü ile
16.06.2003-31.12.2003 tarihleri arası 98 gün, günlük 10,20 TL ücretle
01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,10 TL ücretle
01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,80 TL ücretle
01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arası 180 gün, günlük 16,29 TL ücretle
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arası 180 gün, günlük 17,70 TL ücretle
01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arası 90 gün, günlük 18,75 TL ücretle
01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arası 85 gün, günlük 19,50 TL ücretle
01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arası 15 gün, günlük 20,28 TL ücretle 01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arası 30 gün, günlük 21,29 TL ücretle geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 06.03.2015 tarihli ve 2014/27731 Esas, 2015/3933 Karar sayılı bozma ilamında; “…Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Eldeki dosyada, davacının 16.06.2003-05.08.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı yönünde verilen karar isabetli ise de 08.09.1998-16.06.2003 tarihleri arasında tespit talebinin hak düşürücü süreye uğradığı nedeniyle reddi yönünde vermiş olduğu hüküm hatalı ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle isabetsizdir. Zira davacının 08.09.1998-08.08.2011 tarihleri arasındaki blok çalışma iddiası ve Dairemizce de uygun görülen çalışma süresinin sonu dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmediği ve bu dönemler için yöntemince araştırılma yapılarak çalışmanın sabit olması durumunda tespite karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemece bozmaya Uyularak Verilen 06.09.2016 tarihli ve 2015/626 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararıyla; “1-Davacının davasının kabulü ile
01.11.1998-31.12.1998 tarihleri arası 60 gün 1,59 günlük ücretle
01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arası 180 gün 2,60 günlük ücretle
01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arası 180 gün 3,12 günlük ücretle
01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arası 180 gün 3,66 günlük ücretle
01.07.2000-31.12.2000 tarihleri arası 180 gün 3,96 günlük ücretle
01.01.2001-30.06.2001 tarihleri arası 180 gün 4,67 günlük ücretle
01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arası 180 gün 4,90 günlük ücretle
01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arası 180 gün 5,60 günlük ücretle
01.01.2002-30.06.2002 tarihleri arası 180 gün 7,40 günlük ücretle
01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arası 180 gün 8,36 günlük ücretle
01.01.2003-15.06.2003 tarihleri arası 135 gün 10,20 günlük ücretle
16.06.2003-31.12.2003 tarihleri arası 98 gün, günlük 10,20 TL ücretle
01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,10 TL ücretle
01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,80 TL ücretle
01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arası 180 gün, günlük 16,29 TL ücretle
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arası 180 gün, günlük 17,70 TL ücretle
01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arası 90 gün, günlük 18,75 TL ücretle
01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arası 85 gün, günlük 19,50 TL ücretle
01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arası 15 gün, günlük 20,28 TL ücretle
01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arası 30 gün, günlük 21,29 TL ücretle geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitine” karar verilmiş, karara karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 19.09.2019 tarihli ve 2017/516 Esas, 2019/6305 Karar sayılı bozma ilamında; “…Dosya kapsamında dönem bordrolarının istenilmiş olduğu ancak tamamının celp edilmediği görülmekle, öncelikle 08.09.1998-16.06.2003 tarihleri arası dönem bordroları da celp edilerek belirlenmeli, şirketin tescil kaydına göre kapsam öncesi dönemde faal olup olmadığı irdelenmeli, davacının calıştığı birimden re’sen bordro tanıkları belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli,davacının beyanında belirtilen kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Tüm döneme ait bordro yoksa oluşan dönemlere ilişkin komşu işyeri bordro tanıkları ve işverenleri re’sen tespit edilerek dava kunusu dönemde davacının çalışması ile ilgili bilgileri alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmeli, bu şekilde çalışmanın varlığı ve süresi tereddütsüz bir şekilde tespit edilmeli, deliller ayrı toplanmalı, böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. ” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararıyla; “Davanın kısmen kabulü ile
1-01.11.1998-31.12.1998 tarihleri arası 60 gün 1,59 günlük ücretle
01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arası 180 gün 2,60 günlük ücretle
01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arası 180 gün 3,12 günlük ücretle
01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arası 180 gün 3,66 günlük ücretle
01.07.2000-31.12.2000 tarihleri arası 180 gün 3,96 günlük ücretle
01.01.2001-30.06.2001 tarihleri arası 180 gün 4,67 günlük ücretle
01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arası 180 gün 4,90 günlük ücretle
01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arası 180 gün 5,60 günlük ücretle
01.01.2002-30.06.2002 tarihleri arası 180 gün 7,40 günlük ücretle
01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arası 180 gün 8,36 günlük ücretle
01.01.2003-15.06.2003 tarihleri arası 135 gün 10,20 günlük ücretle
16.06.2003-31.12.2003 tarihleri arası 98 gün, günlük 10,20 TL ücretle
01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,10 TL ücretle
01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arası 90 gün, günlük 14,80 TL ücretle
01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arası 180 gün, günlük 16,29 TL ücretle
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arası 180 gün, günlük 17,70 TL ücretle
01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arası 90 gün, günlük 18,75 TL ücretle
01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arası 85 gün, günlük 19,50 TL ücretle
01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arası 15 gün, günlük 20,28 TL ücretle
01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arası 30 gün, günlük 21,29 TL ücretle geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davanın esasına dayanak teşkil eden bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olup bilimsellikten uzaktır. Zira kabul edilen kısım yönü ile davacı davasının ispat etmiş değildir. Kabul kararı sadece soyut tanık beyanlarına dayandırılmıştır. Oysa dosyadan dinlenilen tanık beyanları çelişkilidir. Çelişkiler giderilmemiştir. Yine bir kısım talepleri zamanaşımına uğramıştır. Bu hususlar gözetilmeden verilen karar açıkça yasaya aykırıdır, gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
Davalı işveren mirasçıları vekili; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının imzasını içeren iş sözleşmesi, ibraname gibi yazılı belgelerin aksinin eşdeğer delillerle ispatı gerektiğini, salt tanık beyanlarıyla hüküm kurulamayacağından bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu’nun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.