YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14600
KARAR NO : 2023/1695
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/7814 Değişik İş-2018/7814 Karar
SAYISI : İHK-2018/8510
HÜKÜM/KARAR : Davalıların itirazının reddine/Davanın kabulüne
SAYISI : K-2018/37951
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafların itirazının reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.06.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yolcu olan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı Halk Sigorta A.Ş.’den 36.000 TL, davalı Ergo Sigorta A.Ş.’den 12.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiş, talebini davalı Halk Sigorta A.Ş. yönünden 86.464,00 TL’ye, davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden 20.306,50 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun dava şartı yokluğundan reddini ve yargılama masrafı ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasını, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olduğunu, hatır taşıması ve emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, maluliyet oranının en fazla %2 olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmesi gerektiği, %2 maluliyet oranı üzerinden davacıya ödeme yapıldığını, bakiye zararın bulunup bulunmadığının ödeme tarihi itibariyle geçerli verilere göre tespiti, yeni genel şartlar uyarınca tazminat hesabının yapılması, kusur oranı konusunda rapor alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;…Davalı taraflara sigortalı araç sürücülerinin kazada kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının % 10,3 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı” gerekçesiyle, davanın kabulü ile 86.464,00 TL nin 19.02.2018 tarihinden itibaren, 30.307,00 TL’nin 20.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporları ve ara kararların taraflarına tebliğ edilmediğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun dava şartı yokluğundan reddi ve yargılama masrafı ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasını, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olduğunu, hatır taşıması ve emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, maluliyet oranının en fazla %2 olduğunu, vekalet ücretinin AAÜT tarifesi uyarınca belirlenen tutarın beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde; yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenerek mahsubu yapılması, hesaplamanın yeni genel şartlar hükümlerine göre yapılmasını, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, vekalet ücretinin AAÜT tarifesi uyarınca belirlenen tutarın beşte bir oranında olması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
…’nin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; ”.. davacının dava açmadan önce usulüne uygun olarak davalıya başvuruda bulunduğu, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlediği, hükme esas alınan aktüer hesap raporunun denetime elverişli ve kaza tarihindeki mevzuata göre düzenlendiği, davacının emniyet kemeri takmadığının davalı tarafından ispat edilemediği, davacının babasına ait araçta yolcu olarak bulunduğundan hatır taşımasının bulunmadığı, davalı Ergo Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeye dair verilen kesin sürede bilgi ve belge sunulmadığı, ara kararların ve bilirkişi raporlarının sistem tarafından otomatik tebliğ edildiği, yönetmeliğin kanuna aykırı olmayacağı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği” gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin itiraz başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği sebepler ile … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … şirketleri tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı kazada yolcu konumundaki davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 22 nci fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 27 nci maddesi ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında düzenlenen kusur raporu, hesap raporu ve ara kararların davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda hükme esas alınan kusur raporu, hesap raporu ve ara kararların yukarıda anlatıldığı üzere tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecek şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı Halk Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Halk Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Halk Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.