Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/24308 E. 2023/1625 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24308
KARAR NO : 2023/1625
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/680-2021/680
SAYISI : 2021/İHK-24364
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/ Davanın Kabulü
SAYISI : 2021/60021

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla 19.07.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 57.793,73 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadan açılan davada dava şartı eksiği bulunduğunu, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur ve zararın kapsamını kabul etmediklerini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan rapor ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada % 75 oranında kusurlu olduğunun saptandığını, davacı için % 11 maluliyet oranı belirleyen davalının itiraz prosedürünü işletmemiş olması nedeniyle kesinleşmiş olan raporun karara esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile tazminatı usulünce hesap eden rapora göre karar verildiği, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 57.793,73 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 04.12.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun olmadığını ve kendi aldıkları medikal raporla çelişkili olduğunu, davacının kemer takmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılmış ödeme olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmemesi gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, nispi tam vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun 20.02.2019 Yönetmeliğine uygun olduğu ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği, kemer kaza tespit tutanağında belirsiz olduğundan müterafik kusur indirilmeyişinde isabetsizlik görülmediği, tazminat hesabının içtihatlara uygun olduğu, davaya konu olayın iş kazası olmadığı sabit olduğu için SGK ödemesi araştırılması itirazının yerinde olmadığı, esas alınan kusur raporunun dosya kapsamın uygun bulunduğu, rapor giderine hükmedilmediği için itirazın yersiz olduğu, nispi tam vekalet ücretine karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetine karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği nedenlerle, … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebep olduğu trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle, tarafların kazadaki kusur oranlarını oluşa ve dosya kapsamına uygun biçimde belirleyen 13.04.2021 tarihli uzman bilirkişi raporunun ve tazminatı Dairenin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde hesap eden 05.05.2021 tarihli aktüer raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, iş kazası yönünden ve davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek somut neden bulunmadığından bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine, davalının temerrüt tarihinin usulünce saptanmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarara nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı yanca sunulan ve hakem heyeti kararına esas alınan, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.07.2020 tarihli raporda, davacının maluliyet oranı %11 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporda, davacının alın ve çenesinde oluşan kesilerden kaynaklanan skar izleri ile sağ dirsek kırığından kaynaklanan hareket kısıtlılığı nedeniyle maluliyet tespit edilmiş; maluliyet belirlemesinde kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılmıştır. Esas alınan raporda kullanılan cetveller doğru olmakla birlikte, kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet konusunda rapor yeterli değildir.

Davacının kazadan hemen sonraki adli muayene raporlarında ve tedavi belgelerinde, dirseklerde sıyrık ve vücutta yumuşak doku bozukluğu tespit edilip, sağ dirsek kırığı bakımından herhangi bir şikayet- tetkik ve tedavi yapılmamıştır. Ayrıca, sunulu tedavi belgeleri içinde yer alan Ayvalık Devlet Hastanesi’nin kazadan 1 hafta sonra (26.07.2019’da) düzenlediği, “hasta şikayeti: dirsek üstüne düşme” “vaka türü: normal” ifadelerine yer verilen epikriz belgesinde sağ dirsek kırığı tespiti yapılmıştır. Bu itibarla davacının kaza günü düzenlenen adli muayene belgelerinde yer almayan, kazadan 1 hafta sonra tespiti yapılmış ve sebebi de düşme olarak tanımlanmış durum da dikkate alınarak maluliyet belirlemesi yapılmamış olduğundan, esas alınan rapor illiyeti kurma bakımından yeterli değildir.

Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan eksik tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından, 03.07.2020 tarihli raporda maluliyet tayinine esas alınan sağ dirsek kırığı hasarları ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı özel olarak incelenmek suretiyle, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre saptanması için rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın …’ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.