Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9928 E. 2023/6340 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9928
KARAR NO : 2023/6340
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/157 E., 2016/47 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama/ incelenmeksizin mahalline iade

Sanık … hakkında hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.500,00 TL. adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … Kaya hakkında kasten yaralama suçlarınından kurulan hükümlerin ise; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, hakaret, kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik olup, suçun sübutuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği ise, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik olup suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların, araç satış ilanı veren katılanı arayarak aracı satın almak istediklerini söyledikleri, ertesi gün aracın satışı konusunda anlaştıktan sonra patronun para getireceğini söyleyerek katılanı tenha bir piknik alanına götürdükleri, sanık …’nın kızkardeşiyle konuştuğu gerekçesiyle katılanı sopayla darp ettikleri, katılanın kaçarak kurtulduğu iddiasına ilişkindir.
2. Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 04.03.2013 tarihli adli raporda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık … müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede
Sanık …’in eylemlerinin kül halinde cebir kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması nedeniyle kasten yaralama suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği ancak sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmış ise de mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik ihbarda bulunulması halinde, mahallinde bu hususta değerlendirme yapılması, aksi halde kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
A) 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır, Somut olayda, katılan hakkında düzenlenmiş olan raporda, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi anlamında “neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama” kapsamında bir yaralama belirtilmemiştir. Katılana yönelik gerçekleştirilen eylemlerin bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması, ayrıca dava konusu edilen kasten yaralama eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeniyle sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın tek olan eylemi nitelik yönünden ikiye bölünerek iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B) Kabul ve uygulamaya göre de, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahtan sayılan sopayla gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

V. KARAR
1. Sanık … hakkındaki hakaret suçu yönünden
Sanık … hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık … ve … hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında kasten yaralama suçları yönünden
Gerekçe bölümünde 2 (a ve b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı sakları kalmak kaydıyla Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.