Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/2145 E. 2023/3194 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2145
KARAR NO : 2023/3194
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/94 E., 2023/466 K.
ASIL VE BİR. DAVADA
DAVA TARİHİ : Asıl dava: 12.12.2013, birleşen dava: 03.12.2015

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın 331.743,78 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında otopark işletmeciliği yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, araçların otopark bedelinin tahsili için satış prosedürü başlatması gereken davalının davacı nezdindeki araçların bir kısmı için bu süreci başlatmışken büyük bir kısmı için bu süreci başlatmadığını, satışı yapılan araçlar için de davacıya ödemesi gereken bedeli ödemediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sözleşme ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen teslim alınmayan araçların sayısı ve niteliğinin tespitini, araçların davacının otoparkında bulunduğu süre içinde sözleşme gereği hesaplanacak bedel için 100.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemece verilen tedbir kararı neticesinde araçların tümünün davalıya teslim edildiğini, bu tarihe kadar tahakkuk eden otopark bedelinin raporla tespit edildiğini, asıl davada 100.000,00 TL nin tahsili istendiğini bu miktarın mahsubu ile bakiye 2.595.033,15 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin tek taraflı parasal edimini davacıya yüklediğini, davacının uhdesinde bulunan araçların yasal yediemini olduğunu, araçların yediemin ücretlerinin tahsili amacıyla gerekli yasal prosedürü gerçekleştirmenin davacının yükümlülüğünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.10.2019 tarih ve 2013/797 E., 2019/640 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden ve dava konusu araçlar davalı tarafından teslim alındığından davacının bu araçlardan dolayı araç malikleri veya araç hakkında tedbir kararı veren kurumlardan otopark ücretini tahsil etme imkanı bulunmadığı, sözleşme uyarınca teslim tarihine kadarki otopark ücretlerini hesaplanarak davalının payına düşen %20 oran indirildiğinde geriye kalan miktarın davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden tazminat talebinin kabulüne 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, tespite yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne 488.463,70 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2022 tarih ve 2021/699 E., 2022/1138 K. sayılı kararı ile sözleşme gereği davalının tek edimi araçları getirmek olup dosyada bulunan araç çıkarma belgelerinden paraların tahsili işleminin davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, taraflarca düzenlenen 24.12.2012 tarihli ibraname ile sözleşme kapsamında çıkarılan araçlarla ilgili davacı ve davalının alacak vereceğinin kalmadığı belirlendiği, sözleşme sona erdikten sonraki dönem için davacı tarafından sözleşmenin 4/g maddesi baz alınarak ücret talep edilmesi de taraflar arasındaki hukuki duruma uygun bulunmadığı, fiili uygulama da gözetildiğinde otopark ücret tahsil işleminin davalı tarafından yapıldığı söylenemeyeceğinden ve dava tarihi itibariyle davacının bu araçlara ilişkin ücreti dava dışı kişilerden veya satış yoluyla gelen paradan tahsil etmesi mümkünken ücretin davalıdan istenmesinin taraflar arasındaki ilişkiye ve hukuka uygun olmadığı, hukuki ilişkinin mahiyeti itibariyle davalıya yüklenemeyecek edimler kapsamında sözleşmenin de sona erdiği dönemler için mahkeme tedbir kararı ile ortaya çıkan fiili durum esas alınarak alacak talebi mümkün görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davanın reddine, kararın niteliğine göre birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.12.2022 tarih ve 2022/4026 E., 2022/5628 K. sayılı ilamı ile sözleşmede davalı tarafından paranın tahsil edileceğine ilişkin hüküm bulunmasa dahi davalının kendisine teslim edilen bir kısım araçlardan yedieminlik ücretini tahsil ettiği fiili bir vakıa olduğu, davacının birleşen dava tarihi itibariyle davalıya teslim edilen araçlarla ilgili yedieminlik ücreti talep hakkı bulunduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere, davacının birleşen dava tarihi itibariyle mahkeme ara kararıyla davalıya teslim edilen ve davalı tarafından yedieminlik ücreti tahsil edilen araçlar için yedieminlik ücreti isteme hakkı bulunduğu, bu miktarın 331.743,78 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler gözetildiğinde birleşen davanın konusuz kaldığı ancak davacının birleşen dava tarihinde anılan bu miktar kadar dava açmakta haklı olduğu gözetilerek asıl davanın önceki kararında belirtildiği üzere, otopark ücret tahsil işleminin davalı tarafından yapıldığı söylenemeyeceğinden ve asıl dava tarihi itibariyle davacının ücreti dava dışı kişilerden veya araçların satışı yoluyla gelen paradan tahsil etmesi mümkünken davalıdan istenmesi taraflar arasındaki ilişkiye ve hukuka uygun olmadığından asıl davanın reddine, birleşen davanın 331.743,78 TL yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın bu yönde savunması dahi olmadığı halde bölge adliye mahkemesinin dava konusu otopark ücretlerinin tahsil edildiği varsayımına dayandığını, asıl dava devam ederken davalı şirkete teslim edilen araç sayısı 112 adet, mahkeme kararı ile teslim edilen araç sayısının 313 olduğunu, toplam 425 adet araç teslim edildiği halde 190 araç dava konusu olduğundan bahisle hatalı karar verildiğini, ilk derece mahkemesi kararına hükme esas alınan raporda o tarihte yürürlükte olmayan ukome tarifesi uyarınca hesaplama yapıldığını, otopark ücretlerini davalı ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına kadar ödemediğini, davacının yargılama gideri vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulduğunu, bozma ilamına uyulduğu halde müvekkili aleyhine 16.000 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, taraflar arasındaki pay oranları sözleşme süresince tarafları bağlamakta olup sözleşmenin davacı taraça haklı sebeple feshinden sonra iş bu oranların taraflar üzerinde bağlayıcını kaybettiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin feshinden sonra da araçları saklamaya devam ettiğini, otopark ücretlerinin tamamının davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, otopark işletmeciliği sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına ve birleşen davada konusuz kalan kısım yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.