Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/2994 E. 2023/10540 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2994
KARAR NO : 2023/10540
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/74 E., 2023/42 K.
SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kemah Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü madde ikinci fıkra ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kemah Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü madde ikinci fıkra, 62 nci madde, 52 nci madde ikinci fıkra uyarınca 5 ay hapis cezası ile 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde suç işlemesi nedeniyle ihbar üzerine, Kemah Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli kararı ile hüküm açıklanmış, sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü madde ikinci fıkra, 62, 52/2, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Kemah Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/13741 Esas, 2022/14565 Karar sayılı kararı ile “…sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kemah Asliye Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü madde ikinci fıkra, 62 nci madde, 52 nci madde ikinci fıkra uyarınca 5 ay hapis cezası ile 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin ugulanmadığına cezanın fahiş olup kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın … köyü tüzel kişiğine ait,köylünün ortak kullanımında bulunan tescil harici alana tuvalet ve bina yaparak tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Suça konu taşınmazla ilgili olarak Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin tutmuş oldukları 12.12.2011 tarihli suç tutanağı ve dosya kapsamında alınan 08.02.2012 tarihli teknik bilirkişi raporu dikkate alınarak, suça konu taşınmazın varsa tapu kayıtları getirtilerek mahallinde teknik ve mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak suça konu yerin vasfının belirlenmesine, taşınmazın orman arazisi içerisinde kalması halinde orman idaresinin davadan haberdar edilmesine, yerin orman sınırları içinde kalmaması halinde suça konu yerin öteden beri köylünün ortak kullanımına terk edilen yer olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre de;
Sanığa yüklünün suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 20.04.2012 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 12.12.2011 olarak yazılması,

Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kemah Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.