Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19847 E. 2023/6323 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19847
KARAR NO : 2023/6323
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/618 E. 2015/486 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Haksız yere alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna,
3. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Suçun oluşmadığına,
2. Mağdurların zararları giderildiği halde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna,
3. Erteleme hükümleri uygulanmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın birden fazla işyerinden farklı tarihlerde alışveriş yaparak sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir.
2. a) 28.01.2014 tarihinde sanığın, mağdur … D.’nin işlettiği D. Kuyumculuk isimli işyerinden yaptığı alışveriş karşılığında 10 adet 100,00 TL’lik sahte banknot verdiği,
b) 14.04.2014 tarihinde sanığın, mağdur …’in işlettiği C. Kuyumculuk isimli işyerinden yaptığı alışveriş karşılığında 10 adet 100 TL’lik sahte banknot verdiği,
c) 17.04.2014 tarihinde sanığın, mağdur …’in işlettiği A. Kuyumculuk isimli işyerinden yaptığı alışveriş karşılığında 5 adet 100 TL’lik sahte banknot verdiği,
d) 12.05.2014 tarihinde sanığın, mağdur … …’in kuyumcu dükkanından yaptığı alışveriş karşılığında 9 adet 100,00 TL’lik sahte banknot verdiği,
e) 21.05.2014 tarihinden yirmi gün önce mağdur …’in kuyumcu dükkanından yaptığı alışveriş karşılığında 11 adet 100,00 TL’lik sahte banknot verdiği,
f) 21.05.2014 tarihinden iki hafta önce önce mağdur …’nın kuyumcu dükkanından yaptığı alışveriş karşılığında 6 adet 100,00 TL’lik sahte banknot verdiği,
g) 17.05.2014 tarihinde sanığın mağdur … P.’nin E. Kuyumculuk isimli işyerinden yaptığı alışveriş karşılığında 9 adet 100,00 TL’lik sahte banknot verdiği,
h) 21.05.2014 tarihinde sanığın mağdur …’nin işlettiği K. Kuyumculuk isimli işyerinden yaptığı alışveriş karşılığında verdiği paralardan 9 adet 100 TL’lik banknotun sahte olduğunu mağdurun fark ederek kolluğa haber verdiği ve aynı gün sanığın yakalandığı belirlenmiştir.
3. 21.05.2014 tarihli canlı teşhis tutanağı ile mağdurların, sanığı kendilerine sahte para veren kişi olarak kesin ve net olarak teşhiste bulundukları belirlenmiştir.
4. a) T.C. … Gaziantep Şubesinin 04.04.2014, 10.06.2014, 04.07.2014, 14.07.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile farklı seri numaralı toplamda 50 adet banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
b) T.C. … Gaziantep Şubesinin 10.06.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile ele geçen 3 adet A437 707 733 seri numaralı 100,00 TL’lik banknotların sahte olduğu, ön yüzde “sahte” yazısı yazıldığı için aldatma kabiliyetinin olmadığı, “sahte” yazısı yazılmamış haliyle aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda ön yüzde “sahte” yazısı yazıldığı için sahte olduğunun anlaşılmasının mümkün olduğu, ön yüzde “sahte” yazısı yazılmamış haliyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Sübutu Yönünden
Mağdur beyanları, teşhis tutanakları, … raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kuyumculuk işi ile uğraşan mağdur ve katılanların işyerlerinden alışveriş yaptığı sırada birden fazla sahte parayı gerçek paralar arasında tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Ceza Tayininde Alt Sınırdan Uzaklaşılması Yönünden
Suçun işleniş şekli, mağdur sayısı, ele geçen sahte para adedi ve değeri, suç kastının yoğunluğu nazara alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ve müdafinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün, madde metninde de yazılı olduğu üzere belli suçlar (hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs) açısından uygulanması söz konusu olup, 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinde düzenlenen parada sahtecilik suçu yönünden bir etkin pişmanlık hükmüne Türk ceza hukuku mevzuatında yer verilmediğinden, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
D. Lehe Hükümler Yönünden
Sanığa tayin olunan cezanın miktarı ve güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
E. Diğer Yönlerden
1. Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanığın 28.01.2014 tarihli eylemi ile başlayıp 21.05.2014 tarihli eylemi neticesinde kolluk tarafından yakalanması ile sona eren temadinin fiili veya hukuki kesinti olmaksızın devam ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın tek suç oluşturan eylemi nedeniyle suçun işleniş şekli, mağdur sayısı ve ele geçen sahte para adedi ve değeri de dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama olanağı bulunmayan zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle hüküm tesisi,
2. Uygulamaya göre de;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılırken hükmün gerekçesinden farklı olarak hüküm fıkrasında artırım oranının 1/3 olarak gösterilmesi ve adli para cezasının 1/3 oran üzerinden artırılması ve sonuç olarak belirlenen 333 gün adli para cezasının, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu 6.660,00 TL yerine 6.600,00 TL olarak eksik ceza tayini,
b) Suç konusu paraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son hükmü gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.