YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6438
KARAR NO : 2023/6202
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/834 E., 2022/506 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/834 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 … maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 defa 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin, itiraz edilmeksizin 20.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/24824 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63184 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63184 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin olarak mahkûmiyet hükmü kurulurken uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanunun 232/6. maddesine muhalefet edilmesinde,
2) Hükmün gerekçe kısmında sanığın eylemini silahla gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereğince cezasının artırılmasına şeklinde belirtilmesine rağmen hüküm kısmında artırım maddesinin anılan Kanun’un 86/3-e yerine 86/3-a maddesi olarak yazılmış ise de UYAP ortamından alınan aile nüfus kayıt örneğine göre müşteki sanıklar…’ın müşteki sanık … ile eş olmadıkları anlaşılmakla, sonuç cezanın değişmeyecek olmasına rağmen her iki artırım maddesinin infaz rejiminin farklı olduğu, bu suretle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmasında isabet görülmemiştir.
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun’un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.”
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi ve başka bir yolla çözümünün mümkün olmaması gerekmektedir.
2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün temel hapis cezası belirlenirken uygulanan kanun maddesi gösterilmemiş ise de bu eksikliğin mahallinde Mahkemece giderilmesinin mümkün olduğu, hükümlünün yaralama eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirdiği dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi yerine olayda uygulanma koşulları oluşmayan aynı maddenin aynı fıkrasının (a) bendi olarak yazılmasının mahallinde Mahkemece düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
3. (1) numaralı kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun mahallinde Mahkemece giderilmesi mümkün eksiklik olduğu, (2) numaralı kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun ise mahallinde düzeltilmesi mümkün bir maddi hata olduğu açıkça belli olup bahsi geçen eksiklik ile maddi hatanın olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.