YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2485
KARAR NO : 2023/6576
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/43 E., 2016/125 K.
SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama – Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının12.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve hırsızlık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, isnat edilen suçları işlemediği, suç işleme kastıyla hareket etmediği, hırsızlık yapmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, bankamatik cihazından para çektikten sonra müştekinin kartını cihazda unutarak ayrıldığı, işlem yapmak üzere aynı ATM’ye gelen sanığın kartı alarak bankamatiğe soktuğu, kendi kartına ait şifrenin tesadüfen aynı olması üzerine hesapta bulunan bir miktar paradan 200,00 TL para çektiği, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Türkiye Halkbankası A.Ş. 30.10.2015 tarihli yazı cevabında, olay saati itibariyle ATM kamera görüntüsü ve müştekiye ait kredi kartıyla yapılan ATM jurnal dökümü yazı ekinde sunulmuştur.
3. Halk bankasına ait hesap bildirim cetvelinden 25.10.2015 tarihinde 200,00 TL para çekildiği anlaşılmıştır.
4. Türkiye Halkbankası A.Ş. 10.11.2015 tarihli yazı cevabında, müştekinin ATM’den para çekme işleminden sonra hesabından 200,00 TL para çekilmesine kadar ATM’de işlem yapan kişilerin kimliklerine dair bilgiler yazı ekinde gönderilmiştir.
5. 05.11.2015 tarihli CD izleme tutanağında, olay günü 23.15’te müştekinin ATM’ye geldiği işlemini yaptıktan sonra parayı aldığı ancak kartını ATM’den almadan gittiği, 23.48’e kadar ATM’den işlem yapan vatandaşların unutulan kartla herhangi bir işlem yapmadıkları, daha sonra ATM’ye gelen şahsın unutulan kartı fark ettiği, 23.49’da kendi kartı ile ATM’den para çektiği, daha sonra unutulan kartı eline aldığı elinde bulunan iki karttan birini ATM’ye taktığı, 23.50’de ATM’den para çektiği ve kartı aldığı, elinde olan kartı cebine koyduğu, ATM’deki kartı aldığı ve görüntüden çıktığı tespit edilmiştir.
6. 12.11.2015 tarihli Rızaen Teslim Tutağı ile şahsın bankadan çektiği 200,00 TL para ve banka kartını görevlilere rızaen teslim ettiği imza altına alınmıştır.
7. Sanık …, müştekiye ait banka kartı ile işlem yaptığını kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçuna ilişkin uygulanan kanun maddesi gereği hapis cezası yanında doğrudan uygulanan adli para cezasının etkin pişmanlık indirimi uygulanması nedeniyle kalan 1 günlük adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sonrası 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında olay günü ATM’ye işlem yapmak üzere giden sanığın üzerinde ad soyad bilgisi olan ve kime ait olduğu tespit edilebilen banka kartını ATM’ye sokarak müşteki hesabından para çektiği, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; 11.01.2016 tarihli iddianame anlatımı ve nitelendirmeye göre sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden bu suçtan ek savunma alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.