YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2542
KARAR NO : 2023/6678
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/556 E., 2016/119 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli, 2015/556 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Ve Müdafinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Aksi kanaat halinde ise, somut olayda zararı karşılayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılana ait İş Bankası kredi kart bilgilerini bir şekilde ele geçiren sanığın, 2014 ve 2015 yıllarında çeşitli yerlerde bu kredi kartı bilgilerini kullanarak harcamalar yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait İş Bankası 5406 **** **** 8723 numaralı kredi kartından, 14.07.2014 tarihinden, 08.03.2015 tarihine kadar farklı tarihlerde bir çok harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. Katılanın telefonunda, 31.03.2015 günü saat.22:06:58 itibariyle gönderen telefon numarası olarak 532 702 29 35 olduğu ve mesaj olarak “hocam ben sana çok büyük yanlış yaptım ailem için cezasını çekip çekmemek senin elinde ama ben böyle biri değilim çok zorda kaldım sana borcumu ödeyeceğim” şeklinde bir mesaj bulunduğu tespit edilerek tutanak altına alınmıştır.
4. Sanık kolluk ifadesinde “0 532 702 29 35 numaralı hattın kendisi tarafından kullanıldığını” beyan etmiştir.
5. Katılan beyanında “Zararının bir kısmının banka tarafından karşılandığını” belirtmiştir. Karar sonrası da “Zararının sanık tarafından tamamen giderildiğine” dair dilekçe sunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Suçun Yasal Unsurlarına İlişkin;
Dosyadaki olgular itibari ile, eski ambulans şoförü olan sanığın, doktor olması nedeni ile tanıdığı katılanın İş Bankası 5406 **** **** 8723 numaralı kredi kart bilgilerini kullanarak, 14.07.2014 tarihinden, 08.03.2015 tarihine kadar farklı tarihlerde bir çok harcama yaptığı, kartı kullanmayan katılanın ekstresinde borç olduğunu görünce durumu fark ettiği, her ne kadar sanık savunmasında “Kartı katılanın bilgisi dahilinde kullandığını” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılanın telefonunda kolluk tarafından yapılan tespit sonrası, sanığın, “Kartı zor durumda kaldığı için kullandığını, borcu ödeyeceğini” belirtir mesaj gönderilmiş olduğunun görülerek tutanağa bağlandığı, bu itibarla sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Etkin Pişmanlık Hükümlerine İlişkin;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, kovuşturma aşamasında mağdurun zararını kısmen ödediğinin anlaşılması karşısında, katılanın kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli, 2015/556 Esas, 2016/119 sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.