YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3160
KARAR NO : 2023/6867
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 E., 2022/325 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/420 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/773 Esas, 2021/9621 Karar sayılı kararı ile sanıkla diğer sanık arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığından, sanığın savunmasının ayrı müdafii yerine aynı müdafii tarafından yapılması, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, haksız tahrikin azami oranda uygulanarak eksik ceza tayini, TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince 1 kat artırım uygulanarak “2 yıl 12 ay” hapis cezası bulunması, devamında TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla çıkarılması gerekirken, yazılı şekilde doğrudan “5 yıl” hapis cezasına hükmolunması, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/375 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan ve vekilin temyiz sebepleri, ceza miktarına, haksız tahrik bulunmadığına, takdiri indirim koşullarının oluşmadığına, vekalet ücretine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında katılanın kız kardeşinden kaynaklı husumet bulunduğu, olay günü bu nedenle çıkan kavgada sanığın sopayla katılanın başına vurmak suretiyle yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın ikrar içeren savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, katılana ait 19.11.2012 tarihli geçici adlî muayene raporu, görgü tespit tutanağı ve kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
3. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 12.12.2013 tarihli raporunda, parietal sağ kısımda fraktüre, subdural ve subaraknoidal kanamaya yol açan yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu, saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin ceza miktarına, haksız tahrike, takdiri indirime yönelen temyiz sebepleri yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın, cezada orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu, haksız tahrik koşullarının ve buna bağlı indirim oranının isabetli şekilde belirlendiği, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal ve yerinde gerekçeyle uygulandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan ve vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılan vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebepleri yönünden
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/375 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.