YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10392
KARAR NO : 2023/10428
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/435 E, 2016/440 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.08.2015 tarihli iddianamesi ile; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; katılanın kendisine ait … A.Ş. tarafından verilme kredi kartını ve şifresini aynı işyerinde çalışması nedeniyle tanıdığı sanığa iftar yemeği yemek amacıyla verdiği,sanığın ise bu kredi kartını veriliş amacına aykırı olarak bilgisi ve rızası dışında farklı tarihlerde ve farklı ATM’lerden toplam 9.000,00 TL nakit avans işlemi gerçekleştirmek suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. … A.Ş’nin 18.07.2014 tarihli yazı cevabında; katılana ait 4022 …1399 nolu kredi kartından 05.07.2014-07.07.2014 tarihleri arasında farklı ATM’lerden 9.000,00 TL çekim işlemi yapıldığı belirtilmiştir.
3. Katılan aşamalardaki beyanında;sanığın kendisinin yanında çalıştığını,olay tarihinde iftar yemeğini yemek için sanığa kredi kartını şifresiyle birlikte verdiğini,sanığın kredi kartını iade etmek için getirmemesi üzerine banka müşteri hizmetlerini aradığında kredi kartından yaklaşık 9.000,00 TL para çekildiğini öğrendiğini ve zararının karşılanmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık soruşturma aşamasında; kendisinin olay tarihinde kalmakta olduğu pansiyona borcu olduğunu katılanın kendisinin 400,00 TL para çektiğini, parayı pansiyona verdiğini daha sonra işyerinden 500,00 TL avans çekince katılana olan borcunu ödediğini katılanın kredi kartını kullanmadığını,
yargılama aşamasındaki savunmasında ise; katılanın kendisine 10.000,00 TL civarında borcu olduğunu buna ilişkin belgeleri sunacağını kendisinin katılanın kredi kartından para çekmediğini,
Son savunmasında ise katılanın kredi kartından bir kez para çektiğini bunu da katılan ile birlikte alış veriş yaparken birlikte çektiklerini beyan ederek aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz talebi yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; katılanın kendisine ait … A.Ş. tarafından verilme 4022 ….1399 nolu kredi kartını ve şifresini aynı işyerinde çalışması nedeniyle tanıdığı sanığa iftar yemeği yemek amacıyla verdiği,sanığın ise bu kredi kartını veriliş amacına aykırı olarak bilgisi ve rızası dışında farklı tarihlerde ve farklı ATM’lerden toplam 9.000,00 TL nakit avans işlemi gerçekleştirdiği ve zararı gidermediği somut olayda;
Sanığın aşamalardaki çelişkili savunmalarını doğrulayıp destekleyecek nitelikte somut delillerini sunmadığı,katılanın sanığa suç isnat etmesini gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmadığının anlaşılması karşısında;katılanın dosya kapsamıyla uyumlu anlatımına üstünlük tanınmış ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği sabit görülerek sanığın temyiz talebi reddedilmiştir.
B. Diğer sebepler yönünden;
Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında suça konu kredi kartıyla farklı banka ATM cihazları kullanarak nakit avans çekim işlemi gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları uygulanırken; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınmaması ve adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olup res’en uygulama yapılabileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve diğer sebepler yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.