YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3741
KARAR NO : 2023/10320
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/189 E., 2023/140 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, birden fazla kişi birlikte, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten nitelikli yarala suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/243 Esas ve 2014/614 Karar sayılı kararı ile sanığın, birden fazla kişi birlikte, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan ise 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay kısa süreli hapis cezasının 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2019/5960 Esas, 2022/894 Karar sayılı kararı ile ”Mağdurun yaralanmasının TCK’nın 87. maddesinde belirtilen nitelikli hallerden birine sebebiyet vermediği de dikkate alındığında, eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a,b maddelerinde yer alan silahla, birden fazla kişi ile, cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a,b maddeleri gereğince, birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli, 2022/189 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararı ile sanığın, birden fazla kişi birlikte, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Atılı suç için öngörülen zaman aşımı süresi dolmasına rağmen, sanık hakkında yargılamaya devam edilmesi,
2. Suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hususlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; mağdurdan hoşlanan sanığın, arkadaşlık teklifine olumlu cevap almaması üzerine, yanına temyiz dışı sanık İrfan’ı alarak, mağduru boğazına bıçak dayamak ve zorla darp etmek suretiyle araca bindirdiği, sonrasında mağduru köyde bulunan bir eve götürerek alıkoydukları iddialarına ilişkindir.
2. Mağdurun olay nedeni ile, yüzünde ve her iki gözünde şişlik, morluk ve ekimozlar oluşacak şekilde, basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek düzeyde yaralandığı doktor raporu ile belirlenmiştir.
3. Mağdur beyanında ” Sanığın kendisini tehdit ve darp ederek zorla götürdüğünü” ifade etmiştir.
4. Sanık savunmasında “Mağdurun kendi rızası ile geldiğini” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Tanık M.R.A alınan ifadesinde “Sanık … benim yeğenim olur, olay günü … beni arayarak bir kız ile anlaşarak kaçtıklarını ancak akabinde anlaşamadıklarını, kızı gelip almamı söyledi. Ben de …’in söylediği yere gittim, kızı aldım. Öncelikle evime getirdim, yedirdim, içirdim, hatta ilaç dahi aldım: Akabinde ailesine teslim ettim. Kızın yüzünde ve yanağında hafiften bir morluk vardı. Ben bunu …’e sorduğumda, bana kızın araca binerken yüzünü kapıya vurduğunu söyledi” şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Temyiz dışı sanık İrfan da alınan savunmasında “…’in mağduru kolundan çekerek araca bindirdiğini ve elinde bıçak gördüğünü” beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Zamanaşımına İlişkin
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 67 nci maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağan üstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, bu itibarla dava zamanaşımın dolmadığı görülmüştür.
2. Sübuta İlişkin
Dosyadaki olgular itibari ile, mağdur tarafından arkadaşlık teklifi reddedilen sanık …’in, olay tarihinde temyiz dışı sanık İrfan ile birlikte mağduru zorla darp ederek araca bindirmeye çalıştığı, cebinden çıkardığı bıçağı boğazına dayayarak tehdit ettiği, sonrasında mağduru köyde bulunan bir eve götürerek alıkoydukları, olayın polise intikal etmesi üzerine araya akrabaların girdiği ve mağdurun ailesine teslim edildiği, sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, mağdurun aşamalardaki istikrarlı iddialarının tanıkların ve temyiz dışı sanık İrfan’ın anlatımları ile doğrulandığı anlaşılmakla; mahkemenin, sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Dairemizin bozma ilamı ile, sanığın gerçekleştirdiği yaralama suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilmesi karşısında, kazanılmış hakka konu ceza miktarının, bozmaya konu ilamdaki iki ayrı suçtan verilen cezaların toplamı esas alınarak belirlenmesi gerekirken sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza miktarı esas alınarak belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın, eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli, 2022/189 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.