Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1507 E. 2023/10399 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1507
KARAR NO : 2023/10399
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2402 E., 2022/2784 K.
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.04.2017 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası (b) bendinde belirtilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; aramada ele geçirilen suça konu eşyaların kendisine ait olmadığına, sadece boncuk, el işi yaptığından rahat çalışabilmek için kullandığı, ahşap ucuna geçirilmiş tığın kendisine ait olduğuna, koğuştan kendisini attırmak isteyen diğer hükümlülerin kasıtlı olarak aleyhine tanıklık yaptıklarına, arama sırasında kendisinin koğuş içerisinde hazır ettirilmediğine, yine arama sırasında kamera kayıtlarının bulunmadığına, suça konu eşyalar üzerinden parmak izinin alınmadığına, hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, Kızılcahamam Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan kısmî arama sonucunda sanığa ait şahsî yatak, dolap ve eşyaların içerisinde metal cımbız parçalanmak suretiyle çakmağa takılarak yapılmış şiş ile 10 cm uzunluğunda yağmur oluk borusunun vidası sökülerek boruya takılmak suretiyle yapılmış tahta sapın ele geçirildiği ve bu suretle sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası (b) bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu kanaatiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay yerleşik içtihatları da dikkate alınarak ele geçen plastik sapın uç kısmına cımbız parçası yerleştirilmesiyle elde edilen aletin savunma ve saldırıya elverişli, delici nitelikte, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturmayan ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin 3 ncü alt bendi kapsamındaki silahlardan olduğunun anlaşılması karşısında, fiilin 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı, bununla birlikte suça konu aletin 6136 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında 5237 Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmaları, cezaevi görevlilerince tutulan tutanaklar, disiplin kurulu kararı, Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün uzmanlık raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın suça konu eşyaların kendisine ait olmadığına, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.